Çiftlik hayatını sevenler için iyi bir dram içerikli roman olabilir. Fakat benim için eksi olan taraflarını da söylemeden geçemeyeceğim - yazar gereğinden fazla doğa yolu ile duygu katmaya çalışmış kitabına ve bu insanı bir yerden sonra bunaltıyor, bir ara senaryo okuyormuş gibi bir hisse kapıldım, fazla detaylı anlatıyor ve heyecanını yitiriyor. Günlük diye yazılanlar ise kitaptan farksız, gereken duyguyu veremiyor. Bu romanı okumamın tek sebebi ise gizemli sırları oldu.
Her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. Bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen, dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor, fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum.
“Yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur?” diye sordum.
“Hayır” dedi, “senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması… İnsan ömrü doğumdan ölüme uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir…”