Günümüzde görünen problemler özünde Batı kaynaklı,toplum olarak İslami çözümler bulmaya çalışarak daha büyük bir problemin içinden çıkamıyoruz.Oysa asıl problem Batı'nın kafa yapısıyla bakmak.
Modern yaşama,çağa ayak uyduralım derken müslümanca duruşumuzu kaybettik,algılarımız değişti,dünyaya bakışımız Batının gözüyle oldu.İslamı yaşadığımızı zannederken İslamı Batı zihniyetiyle yaşamaya çalışıyoruz.
Bugün Müslümanlar en çok İslamı bilince sahip olmaya muhtaç görünüyor. Yaşadığı dünyanın kötü olduğunun farkında olmalı;toplumun kötülüklerini problemlerini sineye çekmemeli aksine müdahale etmeli.Olup bitenlerle ilgilenmek,uyanık olmak zorunda.Çağa İslamın gözünden bakmalı.
Ebu Talip gibi sadece İslama inanmak,kabul etmek yetmez müslüman olmaya.Bildikleriyle amel etmeli,hayat tarzında yaşatmalı. Hakkını veren Müslümanın ibadet hükmüne geçmeyen davranışı yoktur.
Aklın idrak yeteneği sınırlıdır .İslama girmede hidayet olmadan yetersiz kalır. Salt dini bilgi İslami tarzda düşünmeye götürmez.İslamın ruhunu anlamak gerekir.
Hiçbir beklenti,umut olmadan teslim olunca ne dünya kaygısı kalır ne endişeler. Müslümanın niyeti dünyayı kendine itaat ettirmek değil,ona gönül tokluğudur.
Rasim Özdenören'in okuduğum ilk kitabı.Sezai Karakoç esintisi hissettim.Yazılış amacı ve içerik yönünden. Önce Batı toplumunu Müslümanlarla karşılaştırıyor, doğru düşünmede yol gösteriyor sonrasında Müslümanca yaşamın nasıl olduğunu ve İslam'ın yüceliğinden bahsediyor.