Bedenimdeki Çığlık ve Bedenimdeki Çığlık Yüzleşme seri romanlarının yazarı
Kafka’yı ve Tezer Özlü’yü anladığını düşünen, değişime açık, özgürlüğe sevdalı, yazan ve okuyan biri...
Instagram: @sezaitopal_official
Rober Koptaş’ın Unufak romanı, ilk bakışta bir ailenin hikâyesini anlatıyor gibi görünse de, aslında parçalanmış bir hafızanın ve yerinden edilmiş bir kimliğin izini sürer.
Her şey oldukça sade
Hüseyin Rahmi’nin Kesik Baş romanı, ilk bakışta bir polisiye hikâye gibi ilerler; ancak derine inildikçe, suçtan çok insanın iç karanlığını, ahlaki çöküşünü ve toplumsal ikiyüzlülüğünü anlatan bir
Hafıza, kadınlık ve kopuşlar üzerine bir roman
Roman, ilk sayfalarında filler üzerinden kurduğu metaforla dikkat çeker. Dişi fillerin matriyark yapısı, yani en yaşlı dişinin liderliği ve yavruların
Saatleri Ayarlama Enstitüsü yalnızca bir kurum hicvi değildir; aynı zamanda “insan tipleri” üzerinden kurulan güçlü bir ahlak ve gerçeklik tartışmasıdır. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, sahte
Gökyüzünde Nehirler Var – Hafıza, Kırılganlık ve İnsan
Elif Şafak’ın Gökyüzünde Nehirler Var romanı, ilk bakışta farklı zamanlarda geçen üç ayrı hikâye gibi görünse de, aslında tek bir sorunun