Bedenimdeki Çığlık ve Bedenimdeki Çığlık Yüzleşme seri romanlarının yazarı
Kafka’yı ve Tezer Özlü’yü anladığını düşünen, değişime açık, özgürlüğe sevdalı, yazan ve okuyan biri...
Instagram: @sezaitopal_official
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benden çok ama çok uzaklarda bulunan özgürlüğe binlerce defa baktım. Sıkışan yüreğimle karanlığa ve karanlığın içinden parlayan yıldızlara baktım. Önce varlığın sonra Hiçliğin kokusunu içime çektim. Kendimle Vedalaştım. Vedalaştım, Karanlıkla, aydınlıkla, aşkla, kederle, sevdiklerimle, nefret ettiklerimle...
Bir Melodram...
Nastenka’nın, sevgi ve ilgi açısından Hayalperest ile O arasında gidip gelmesinin hikayesi...
“Onu seviyorum, ama bu geçecek, geçmek zorunda, geçmemesi mümkün değil. hatta şimdiden geçmeye başladığını hissediyorum. belki bugün bile bitebilir. çünkü ondan nefret ediyorum. siz burada benimle birlikte ağlarken o benimle alay etti. siz beni onun gibi terk etmezdiniz. çünkü beni seviyorsunuz. oysa o beni hiç sevmedi. sizin beni sevdiğiniz gibi, ben de sizi seviyorum. size daha önce de söylemiştim, ondan daha iyi, daha asil olduğunuz için seviyorum sizi...”
Hayalperest’e bunları söyledikten kısa bir süre sonra O ile çekip giden Nastenka...
Beni en az etkileyen Dostoyevski hikayesi diyebilirim...
Hikaye çok ama çok şey anlatıyor. Berkeley’in varlık algılamaktır, J. J. Rousseau’nun doğal durumda iken insanlar mutlu ve özgürdü ( Toplum Sözleşmesi) ve Yuval Noah Harari’nin Homo Sapiens ve Homo Deus isimli kitaplarının özetini barındırıyor gibiydi.
İnsanın doğanın bir parçası olduğunu ve bütün insanların kardeş olduğunu vurgulayan muhteşem bir öykü.