Toprak Ana beni savaşın sadece cephede yaşanmadığı fikriyle yüzleştiren kitaplardan biri oldu. Hikâyeyi okurken en çok hoşuma giden şey, acının büyük kahramanlıklarla değil; tarlayla, yoklukla ve bekleyişle anlatılmasıydı. Tolgonay’ın sesi o kadar sade ki bazen bir roman değil de yaşanmış bir ağıt okuyormuşum gibi hissettim. Özellikle toprağın bir tanık gibi konuşturulması kitaba güçlü bir atmosfer katıyor.
Ama kitap yer yer duygusunu fazla tekrar ediyor. Bazı bölümlerde acının sürekli aynı yoğunlukta verilmesi beni hikâyeden biraz uzaklaştırdı. Karakterlerin bazıları da bir insan olmaktan çok bir düşüncenin temsilcisi gibi duruyor. Bu yüzden birkaç sahnede doğal bir akıştan çok verilmek istenen mesajı hissettim.
Yine de Aytmatov’un insanla toprağı birbirine bağlayışını etkileyici buldum. Kitabı bitirdiğimde aklımda savaşın gürültüsünden çok geride kalan insanların sessizliği kaldı
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma