Vicdan doğuştan gelen bir miras değil; her gün yeniden kazanılması gereken bir onurdur.
(........)
Vicdan, ruhun avucunda taşıdığı ağır ve ham bir taştır. Ya o ağırlığın altında ezilmeyi seçersin ya da pişmanlığın çekiciyle o taştan bir mücevher yontmayı.
(.....)
Sonunda anlarsın ki; vicdan seni rahat ettirmek için değil, seni onurlu kılmak için vardır. Avucundaki o kaba taşı yontmaktan korkma. Çünkü gerçek mücevher, kusursuz olandan değil; en derin yarasından ışık sızdırabilen ruhtan çıkar.