Cemil Şinasi Türün’ün “Küresel Masa Oyunu: Taş Kağıt Makas” adlı eseri, klasik bir çocuk oyununu yalnızca bir eğlence unsuru olarak değil, aynı zamanda küresel dengelerin, stratejilerin ve insan doğasının metaforu olarak ele alıyor. Türün, bu oyunu bir düşünsel çerçeveye oturtarak, devletler arası ilişkilerden bireylerin günlük tercihine kadar uzanan geniş bir spektrumda çözümlemeler sunuyor.
Kitapta özellikle dikkat çeken yön
dijitalleşmenin etkileri ve blokzincir teknolojisinin gelecekteki rolü üzerine yaptığı tespitler, ve basit görünen bu oyunun ardındaki döngüsel mantığın taşın makası yenmesi, makasın kâğıdı kesmesi, kâğıdın taşı sarması,aslında hiçbir stratejinin mutlak olmadığını, gücün göreceli ve geçici olduğunu vurgulaması. Bu bakış açısı, okuru kendi kazanma-kaybetme algılarını yeniden düşünmeye teşvik ediyor.
Yazarın tarzı ne salt akademik, ne de bütünüyle popüler. İnce alaycılıklarla örülü bir dil kullanıyor; bir yandan dünyanın akıl dışı düzenini eleştiriyor, diğer yandan okuyucuya bu düzende kendi yerini sorgulama cesareti veriyor. “Küresel Masa Oyunu”, sadece uluslararası ilişkilerle ilgilenenlerin değil, “oyun”un içinde olduğunu fark eden her bireyin okuması gereken bir çağrıdır: Basit görünenin altında karmaşık olan, kazanmanın altında gizli bir kayıp yatar.
Bu kitap, yalnızca blockchain teknolojisinin temelini anlamak isteyenler için temel seviye bir kitap bu alanda yatırım yapmak isteyenlerin okuması gereken sade ve akıcı bir kitap.
Gerçek şirket örnekleriyle konuyu güncel ve somut bir zemine oturtması kitabı bir adım öne taşıyor.
Bazen bir bakışınla var olursun bu hayatta,bazen sustuklarınla bazen dilinin ucuna geleni söylememektir. güçlü olmak belki de
bazense bir ağız dolusu konuşabilmek.
bazen koyverdiklerinle insansındır,
bazense çok isteyip de yapamadıklarınla...
bazen cekip gitmektir belki de aslolan
bazen de durup anlamaya çabalamak ve ne pahasına olursa olsun savaşabilmek...
aslolan hayattır belki de... tüm yaşanmışlıklarınla,
yaşayamadıklarınla ve hiçbir zaman da yaşayamayacaklarınla...
görünenin ardına bakmayi hiçbir zaman beceremediğini anladığında da sonun başlangıcıdır hayat.
Birbirinden bağımsız iki yaşamın,iki farklı hayatın bir arada bulunduğu iyi bir roman.Gerek dili ve anlatımı gerekse de kurgusundaki o naif tat son derece iyi bir okuma keyfi vaadediyor.
"öteki" kısaca yalan olandır. ait olduğunu sandığı yerde bir yabancı olarak muamele görendir. sevgi görür, saygı görür, ama her zaman bilir aslında kabul edilmediğini. "öteki" acı çekendir. sıcak bir kucakta kutup soğuğunu bulandır.
peki "öteki" kabullenir mi bunu? bilinmez, kişiden kişiye değişir. maskesini takıp her şey yolundaymış gibi hareket edebilir, ya da bütün köprüleri yakıp, arkasına bile bakmadan gidebilir.
kolay değildir "öteki" olmak, can yakar, dayanamaz herkes.