“dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. tramvaydaki tutamaklar gibi. uzanır tutunurlar. kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. çocuklarına tutunanlar vardır. herkes kendi tutmağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. gülünçlüğünü fark etmez. kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. herkesin, “- veli ağa’nın öküzleri gibi öküz, yoktur”, demesini isterdi. daha gülünçleri de vardır. ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi! bir kadın. birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!”
Aylak adam( Yusuf Atılgan)
10-15 cümlelik bir pasajdan, 700 sayfalık bir roman yontmak...
oğuz atay roman bittikten sonra, ilk olarak aylak adam'ın yazarı olan yusuf atılgan'a göndermiş kitabı, yusuf atılgan bir dönüş yapmayınca kırılmış haliyle. çünkü kendi yazdığı bir pasajdan 700 sayfalık bir dünya sunmuş yusuf atılgan'a ve hiçbir geri dönüş alamamış. yakın çevresindeki bir arkadaşına "kitabımla ilgilenmedi" demiş.
tabi yusuf atılgan bunu oğuz atay'ın vefatının ardından öğreniyor:
"tutunamayanlar'ı çok beğenmiştim ama böyle bir kitabı yazan birinin benim yorumuma ihtiyacı olmadığını düşünmüştüm. keşke hayatta olsaydı da bunu kendisine söyleyebilseydim" demiş sonrasında.
Orhan pamukla tanışma kitabım..
Kitabı 32 bölüm halinde kurgulamıştır. Her bölüm farklı karakterlerin gözünden anlatılmaktadır.
Babaanne(Fatma) eski muhafazakar düzeni, cüce (Recep) kendi küçük dertleriyle yaşayıp giden kesimlerin minyatürü, en büyük torun (Faruk) ülke aydınını, orta torun (Nilgün) sol kesimin sesini ya da sessizliğini, küçük torun (metin) burjuva olma hayaliyle yanıp tutuşan kesimi ve recebin ülkücü yeğeni ( hasan)...
Bu karakterlerin hepsi nasıl bu kadar ince detaylarıyla kurgulanmış, nasıl bu kadar güçlü tasarlanmış. Her bölümde farklı biri olayları kendi ağzından anlatıyor. Romanda Nilgün'ün ağzından anlatılan bir bölümün olmaması dikkatimi çekti.
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Dünya edebiyatında en bilindik hikâyelerden biri de sevip de kavuşamayanların hikâyesidir. Bu konu sayısız romana, şiire ve tiyatro eserine mevzu olmuş. Shakespeare de bu konuyu tiyatral bir şekilde içten ve samimi bir şekilde dillendirmiş..
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,6bin okunma
Fernando pessoa'nın muhteşem bavulu! Tespitlerinin karşısında şapka çıkarılacak bir eser. Olduğunuz şey ile olmak istediğiniz şey arasında bir boşlukta buluveriyorsunuz kendinizi..