Hayatımın en zor günlerinden birini geçirdim bugün. Ama sokaktaki canların yaşadığı şeylerin yanında bizim zor günlerimiz ne ki!
Hiçbirimiz arabanın arkasına bağlanıp ciğerimiz patlayana kadar koşturulmadık mesela.
Hiçbirimiz ''aa birisi bize yemek koymuş'' umuduyla sevinip zehirlenmedik.
Hiçbirimiz kımıldamayalım diye kemerle boğazımız sıkılıp tecavüze uğramadık.
Hiçbirimiz kar kış demeden yüzlerce hemcinsimizle beraber içinde tek lokma olmayan ormana atılmadık.
Hiçbirimiz durduk yere diri diri yakılmadık mesela.
Ve hiçbirimiz toplanıp toplama kamplarına götürülmedik.
Bu acıların yanında acı çektim üzüldüm demeye utanıyorum ben.
Öyle bir toplumuz ki sokak hayvanlarına düşman kesildi herkes. Bir köpek birini ısırsa da isyan çıkarsak diye bekliyorlar. Mesela aylar önce küçük bir kız çocuğunu bir pitbull yaraladı diye binlerce köpeği topladılar.
O masumların bir suçu yoktu.
Kadına tecavüz eden, bilmem kaç yerinden bıçaklayan 'erkek'ler var diye bütün erkekleri de toplayalım o zaman toplumdan, kapatalım bir yere. Böyle bir çözüm şekli olamaz.
Şimdi gelelim ''toplama'' olayına. Bakın iyi niyetle toplansınlar diyebilirsiniz. Çünkü siz sanıyorsunuz ki hayvanları alıp güzel yerlerde besleyip büyütecekler. Ancak soruyorum kaç kere barınağa gittiniz? Ben elliden fazla barınağa gittim ve hepsinde de eve ağlayarak döndüm. Bu ülkede kaliteli barınak sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Siz sanıyorsunuz ki orada ısınacaklar, doyacaklar ama bilmiyorsunuz ki küçücük kafeslere cinslerine dahi bakmadan, yaşlarına dahi bakmadan hepsini tıkıştırıyorlar. Lokantalardan ekmek falan getiriyorlar, öyle kaliteli mama falan yok. Açlar, soğukta donuyorlar ve en son ne oluyor biliyor musunuz? Kafesteki en zayıf köpeği yiyorlar. Bakın bu vahşettir ve bu vahşete ''toplansın bu köpekler'' diyen