"Demokrasi varmış ne yapayım?
Adalet deyince, bunu Duruşma Salonlan'ndan ibaret sanmayın.
Adalet, bir kere vergide yok.
Adalet,şu gördüğünüz kondu apartmanların, toprak gaspı ve işgallerin temelinde yok. Adalet, soluk aldığınız parkta ve bahçede yok... Kapışılan suda, kısıtlanan elektrikte yok... Postadan dolayı gecikmiş faturalarınızın faizinde bile yok.
Ah bu Adalet.
Okulda yok, hastanede yok, trafikte yok... yok.
"Önce insanım" diye bağırmayın. Bir kere Adalet, tâyinde yok, azilde yok, terfide yok... Ödülde hiç yok.
Namusunuza da fazla güvenmeyin... Mahremiyetinizi dokunulmaz da sanmayın.
Şimdi burada oturur, teşhir ederim sizi... İki satırla canınıza okurum.
Yanarsınız.
Tavzih yok, tekzip yok, açıklama yok... Koymam.
Çünkü Adalet yok.
Adalet, elbette ki Duruşma Salonlarından ibaret değil.
Ama o da bir Adalet'tir.
Dilerseniz, oraya da bir bakahm...
Şeref lekesi ya da bir.hakaret davası 5 yıl sürer.
Kim öle, kim kala?
Sonucunu kim duya?
Rezil olduğunuzla kalırsınız.
Türkiye'de Hâkimler vardır. Elbette vardır. Onlara saygımız da sonsuzdur. Ama bu sistem içerisinde -mecburen- geciken Adalet, en büyük Adaletsizlik... Birikmiş dosyalarla, bu tozlanmış raflarla, Adalet, nereye doğru gidiyor?
Adaletçiler vardır ama Adalet yok.
(...) Adliye, sadece bir kurum ismi...
Adalet ise, o kurumu da içine alan çok geniş bir kavram.
Şunu anlatamadık.
Biz Türkiye'de Adliye yok demiyoruz.
Adalet yok diyoruz...
Var mı itirazı olan?