Gerçekten de hepimiz adam yerine konmak için, başkalarından konumumuzla -zekâmızla, bilgimizle değil- farklı olduğumuzu ispat çabasının içinde debeleniriz. Kuyrukta bir kişinin önüne geç mek, lokantada garsonun beş dakika önce bize hizmet etmesini sağlamak için, hep aynı ürpertici (!), korkutucu (!) soruyu yöneltiriz:
“Benim kim olduğumu biliyor musun?"
Ben insanları ahlakım ahlaklarına uymadığı için,düşlerim düşleri ile örtüşmediği için terk ettim.Ben insanları terk ettim;çünkü kendimi sola dönen dolapların arasında sağa dönen bir dolap olarak bulmuştum.
#Halil Cibran
Kişinin değeri ancak mevkisi kadar var. Mevkiin yoksa sen adam yerine dahi konmaya layık değilsin. O nedenle anneler, babalar çocuklarının yüksek mevkilere geçmesini isterler. Çocukları yüksek mevki edin mezse adam yerine konmayacaklarından korkarlar.