Kübra

10/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bu kitabı okuyan var mı? Son elli sayfasına kadar okumakta zorlandığım ama anlatılan karakterin böylesine derin ve gerçekçi anlatılması okumakta zorlansam da devam etme motivasyonum oldu. Son elli sayfasını tek nefeste bitirdim zaten. Kitabın bir akıl hastasının dilinden DEĞİL, direkt zihninden anlatılmış olması inanılmazdı. Çoğu zaman bir akıl hastasının zihnindeki ikilemi kavramakta çok güçlük çektim, "akıl hastası" demek bir hakaret sayılıyorsa özür diliyorum şimdiden, kitapta genelde bu şekilde tanımlanıyorlardı. Zaten akıl hastası demenin zeka seviyesi hakkında olumsuz bir yorum getirdiğini asla düşünmüyorum, aksine karakter zihninde koskoca bir dünya, içinde karakterler, üstüne bir de yeni bir dil yaratmıştı. Kimse bunun ne kadar etkileyici olduğunu inkar edemez. Travmalar sebebiyle gerçek dünyaya tutunamayan insanlar olarak ifademi değiştiriyorum o yüzden. "Kimsenin acısı tekelinde değil. " diye bir cümle geçiyor hatta kitapta. İşte bu insanların yaşadığı durum tam da bundan kaynaklanıyor, travmalar onların kontrolünde gerçekleşen şeyler değildi. Üzerine konuşmak istediğim birçok ayrıntı oldu! Bitiren ve cidden benim gibi düşünen birileri varsa benimle iletişime geçsin lütfen
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.··
2025 12. kitabı
Bu kitap var ya... Benim yaşamımın kilit taşlarından biridir. Dönüm noktası niteliğinde... Okurken adeta kendi kitabımı okumuş gibi ve sonunda neler olacağını büyük bir korkuyla okuduğum bir kitaptı.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,9bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 8. kitabı
Benim bu kitapta Alissa ile empati kurmama engel olan bir durum vardı... Tanrı ile bağından dolayı aşık olduğu çocuğu zorla unutmaya çalışıyor fakat insanın "Tanrı" ya olan sevgisi, O'nun yarattığı aciz nir varlığa duyduğu sevgisi ile aynı kategoride olabilir mi? Olamaz. O yüzden Tanrı'ya bağlı olup yarattığı aciz bir varlığı da aynı zamanda sevebilirdi... Kendisine ve Jerome' a yaşattıkları eziyetten başka neydi? Tanrı bu halini, durduk yere kendisini harap ettiği ve bu yüzden de erken yaşta öldüğü hayatını erdem görüp mükafatlandıracak mıydı? Ben hiç öyle sanmıyorum, dinde insanın kendisine zarar vermesi de günahtır. Çok üzüldüm hele ki Jerome'un kalbini Alissa'ya kapatıp bir daha aşık olmayacağını söylediği sahnede çok üzüldüm. Ve Alissanın Jerome'un başka biriyle evlenip çocuğuna kendi kolyesini vermesini istediği sahne de çok acı vericiydi. İnsan bunu kendine neden yapar, bunun Tanrı katında erdem olacağını nasıl düşünür? Kendini Tanrı'ya adamak bu mudur? Peygamber'in de bir ailesi sevdiği bir eşi, yaşadığı bir hayatı vardı.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,525 okunma
Puan vermedi·764 syf.··
2025 6. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 18:19
Aslı'nın Emare serisindeki üslubunu Çok beğenmiştim. Çoğu okura boğucu ve ayrıntılı gelebilecek bir üsluptu fakat betimlemeler kitabın atmosferine keskin bir netlik kazandırmıştı. Bu kitapta Aslı'nın kullandığı dil daha sadeydi, hatta sadelikten ziyade bazı şeyler yeterince anlatılmamış, eksik gibiydi. Bir sahneye girdiğimizde etrafı daha iyi tanımak adına daha net betimlemeler isterdim tıpkı Emare' de olduğu gibi fakat bunu görmedim. Nedeni okurların daha kolay okuması ise bu da bir sebep olamaz, yazarın işi okurların işini kolaylaştırmak değildir, aksine bunu yapmaya çabalaması kendi kalemine haksızlık etmesine sebebiyet verir. Şimdiye kadar açıkladığım kısım anlatım tarzına aitti. Öznel bakacak olursam Kitap hoşuma gitti, Tugay karakterinin Eftalya'ya olan sevgisi ve bağı insanı heveslendirecek cinsten. Aslı'nın erkek karakterlerinin kadın karakterlere plan saygısı, sevgisi ve merhametinden bahsetmeden geçemem, kitabın kaos dolu evreninde bile bir aydınlık getiriyor. İkilinin ilişkisi çok güzel olsa da genel kurgudaki birtakım mantık hataları ve direkt mantıksal hata olarak sınıflandıramasak da bazı eksiklikleri okurken gözardı etmeye çalışsam da gözüme vurdu adeta. Demek istediğim, bazı şeyleri sadece kabul etmemizi varsayan olaylar vardı. Örneğin bir suikast düzenlenecek ama bunun detaylarına inilmiyor, oraya nasıl varıldı, gerekli teçhizat nasıl sağlandı, o bombalar nasıl yerleştirildi... Sadece tek bildiğimiz güçlü ve donanımlı oldukları ve bu yüzden herhangi bir süikastı oldukça rahat gerçekleştirebilmeleriydi. Ama altında bir temelinin olduğunu görmek gerekiyor. Aksi halde eksik hissettiriyor. Veya mahkeme sahneleri... Eftalya'nın iyi bir avukat olduğu empoze ediliyor okurlara fakat mahkeme sahneleri oldukça yetersizdi. Eftalya'dan sağlam bir savunma
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma