Sürekli aç, ama yemekten tiksiniyor. Sürekli uykusuz ama karabasanlardan korkuyor. Sürekli susuz ama neyin susuzluğunu çektiğini bilemiyor. Sigaraları uç uca ekleyerek içiyor ve dudaklarının titremesine engel olamıyor.
Yanından geçip giden rastgele bir kola sarılmak ve bir sözcük dilenmek istiyor. Ne aşk, ne sevgi, ne dostluk; yalnızca tek bir sözcük. Bütün seslere anlam verecek o tek sözcük. Acımasızlığı bir türlü öğrenememiş yorgun gölgesi, sokak insanlarını yalayıp geçiyor.