“Adaletsizliğin başöğretmeni kim biliyor musunuz?” diye sorardı Snellman derin bir ironi ile. “Yetkililer! Hukukun temsilcileri! İnsanlara yasalara uymamayı öğretiyorlar.
…”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
…
Kendinizi suçlayın!
Kendinizi iyileştirin!
İnsanlara dini nasıl öğretmek gerektiğini önce kendiniz öğrenin!
Tanrı’yı önce kendiniz arayın. Kendi içinizde. Kendiniz için. Sonra insanlara Tanrı’nın yaşam yolunu gösterin!
…
Kilise otoriteleri olan sizlere bu seslenişimi bir yardım çağrısı ile sonlandırıyorum: İnsanlarımızı kurtarın! Onlara Tanrı’yı verin. İnancın ölü formüllerini değil, ruhlarında yaşayan bir Tanrı hissi.
Çağdaş toplumlarda incinmek ve diğerlerini incitmek eskiden olduğundan daha kolay. İnsanlar birbirleriyle eskisine oranla daha çeşitli biçimlerde iliski kuruyorlar. Bunun sonucu kendimizi koruyacak savunma sistemleri geliştiriyoruz, incinmemek için diğer insanlara tereddütle yaklaşıyoruz. Diğer insanlara zarar vermemek için onlarla ilgilenmemek, her insanın kendi başının çaresine bakmasını gerektiriyor. Hiçbir şeye bağlanamamak insanın boşluk ve anlamsızlık duyguları yaşamasına neden oluyor.
“Benim ülkemde,” demişti, “eğer yayınlamazsan ölürsün.”
Myrna’nın buna yanıtı şöyle oldu:
“Benim ülkemde, eğer yayınlarsan ölürsün.”
Myrna yayınladı.
Onu bıçak darbeleriyle öldürdüler.
Sayfa 25 - RSF’ in basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye geçen yıla göre gerileyerek 180 ülke arasından 165. oldu. Sel Yayıncılık