Ela Cezan

Ela Cezan
@SherlockHolmes101
Un pour tous et tous pour un Mustafa Kemal Atatürk#246633852 anitsayac.com
Öğrenci
Lise
28 Şubat
19 kütüphaneci puanı
235 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Carrie Soto ve Muazzam Geri Dönüşü
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 14:04
Carrie Soto, kendi döneminin en iyisi olan babası ve koçu Javier Soto'nun etkisiyle küçüklüğünden beri hayatını dünyanın gelmiş geçmiş en iyi tenisçisi olabilmeye adamıştır. Tartışmalı hareketleri nedeniyle hiçbir zaman en sevilen olmasa da hiç kimse onun tenise katkılarını ve bitmek bilmeyen azmini inkar edemez. 80'li yılların ortalarında ulaşabileceği her hedefine ulaşmıştır. Ancak her şeyin olduğu gibi, kariyerinin başında dünyaya yabancı olan ve tenis dünyasını temelinden sallayan üstün becerilerinin de bir son kullanma tarihi vardır, bu yüzden 1988'de emekli olmak zorunda kalır. O an 1994'te, yükselişte olan Nicki Chan'in en çok Grand Slam sahibi tenişçi rekorunu elinden almanın eşiğine gelmesini izleyeceğinden habersizdir. Nicki Chan ve rekoru için oluşturduğu tehdit, Carrie Soto'nun yeniden tenis dünyasına atılması için bir katalizör görevi görür ve Carrie, aynı yıl rekorunu elinde tutmak için geri dönmeye karar verdiğini duyurur. Bu kararın ona pahalıya patlayacağının farkındadır. Neticede spor dünyası, katı yürekli olarak anılan “Savaş Baltası"ndan hiçbir zaman hazzetmemiştir ve bu durum, o günden bu güne pek değişmemiştir. Carrie, dünyayı haksız çıkarmayı ve rekorunu elinde tutmayı başarabilecek midir? Öncelikle bu kitap, bu dönemde en çok ihtiyacım olan şeydi. Bakın, kitap tamamen tenis hakkında. Haliyle bir sürü tenis maçı/antremanı okuyoruz kitapta. Ve kitap buna rağmen benim gibi tenise pek de ilgi duymayan birine bile kendini okutmayı başardı. Tenisle ilgili geçenler ne kadar doğru bilemem ama kitap epey akıcı ve sürükleyici, ne olacak diye merak etmeden duramıyorsunuz. Ayrıca önemli olan kazanmak değil, eğlenmek gibi küçüklüğümüzden beri duyduğumuz ama belki de önemini asla tam olarak kavrayamadığımız bir mesajını böylesine güçlü bir şekilde
Edebiyat
Carrie Soto Geri DöndüTaylor Jenkins Reid · Yabancı Yayınları · 2024214 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kuklaların Yaşamında
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 20:46
Bir dünya düşünün. Yeryüzüne, bir zamanlar insanların yaşadığı bölgelerin her karışına şimdi robotlar hakim. İnsanlardan ve insalıktan geriye bir ihtimal yeryüzünden silinmeden önce inşa ettiklerinden başka bir şey kalmamış, onun da garantisi yok. Peki ya robotların da kolektif bir bilinçle emir alarak yöneltildiği, kendilerine verilen emirlerin dışına hiçbir şekilde çıkamadıkları, hatta normal şartlar altında bunu akıllarının ucundan bile geçirmedikleri böylesine zalim bir dünyada bir robot, tam da bunu yaparsa ve bu zamana kadar bildiği her şeyi geride bırakıp kendine, kendine özgü bir yaşam inşa ederse ne olur? Doğrusu böylesine farklı bir kitabı okumak çok güzel bir deneyimdi. Akıcılığı ve sürükleyiciliğinin buna katkısı oldukça büyük. Karakterler de çok güzel işlenmişti, özellikle Hemşire Ratched'a bayıldım. Victor'un etraflarındaki herkes onları durdurmaya çalıştığı halde Gio'yu bulmak için canını dişine takması, ailesini her daim korumaya çalışması çok hoşuma gitti. Bu kitapla anladım ki ben, found family trope'unu çok seviyorum arkadaşlar. Ek olarak yazarın samimiliği kitabın her satırından anlaşılıyor. Yazar, duyguları okura geçirmeyi başarıyor gerçekten. O son sahnede gözlerimin sulandığını hatırlıyorum. Kitabın bir diğer sevdiğim kısmı Hap'ın kefaretiydi. Hap'ın kefaret dönemiyle birlikte hatta ayrıca Gio'nun hikayesiyle yazar, bir soruyu akıllara düşürüyor: Robotların, bir kalp sayesinde duyguları ve hisleri tam anlamıyla hissetmesi mümkün mü? Kısacası bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, özellikle robotlar ve robotların dünyayı ele geçirme temaları ilginizi çekiyorsa. Not: İncelemeyi yayınlayacakken bir anda kitabın ismi üzerine düşünmeye başladım. Acaba kitabın adı, robotların belirli bir lideri olmayan bu düzende programlandıkları,
Edebiyat
Kuklaların YaşamındaTJ Klune · İthaki Yayınları · 202550 okunma
Eros ve Psykhe'nin Hikâyesine Yeni bir Bakış
7/10
·320 syf.··
2025 10. kitabı
”Yüzünü güneşe dönen çiçekler gibi birbirimize döndüğümüzde bir kehanetin ya da eski bir hikâyenin gereğini yerine getirmiyorduk. Kendi hikâyemizi yazıyorduk.” Eğer Yunan mitolojisindeki bir aşk hikâyesi yeniden anlatılıyorsa bu genellikle Hades ve Persephone'un öyküsü olur. O yüzden farklı bir hikâyenin yeniden anlatımını görünce insanın ilgisini çekiyor, ki bende de böyle oldu. Fakat bu kitabı okuyacaksanız beklentinizi çok yüksek tutmamanızı öneririm, nedenlerinden aşağıda bahsedeceğim. Kitap, Perseus'un oğlu Alkaios ve Kraliçe Astydamia'nın yönettiği Miken'de başlar. Alkaios, vârisi doğmadan önce onun geleceğine dair biraz olsun fikir sahibi olabilmek için Delphi kahinine gider. Aldığı cevap karşısında mutluluktan havalara uçar: "Çocuğun, tanrıların bile korktuğu bir canavarı alt edecek." Fakat asıl muamma çocuğu doğunca başlar: Çocuk, bir kızdır. İyi ama Yunan mitolojisinde kahraman olan, canavarları alt eden erkeklerdir, kızlar değil. Alkaios, ilk başta şaşkınlığa uğrasa da bunların hiçbirini takmaz ve kızını savaşçılar gibi yetiştirir. Yaşıtı olan kızlar dokumayı öğrenirken Psykhe, ok atmayı öğreniyordur. Bu sırada Eros da günlerini diğer tanrıların çekişmelerinden mümkün olabildiği kadar uzakta kalmaya çalışarak deniz kenarındaki bir evde geçiriyordur. Fakat bir gün Afrodit, Eros'tan Psykhe'i lanetlemesini ister ve o gün ikisinin de hayatı, sonsuza kadar değişir… Öncelikle, kitabın yazım dili oldukça akıcıydı ama sanki olaylar çok hızlı olup bitiyordu. Örnek vermem gerekirse Psykhe, bir bölümde Hera Oyunları denen bir yarışmaya katılıyor. Normalde bunun büyük bir olay olması lazım, çünkü Psykhe, kendini kanıtlamak için katılıyor o yarışmaya. Şayet yarışmayı kazanırsa kızların sporlarda en az erkekler kadar becerikli olduğunu bütün Yunanistan'a göstermiş
Edebiyat
Psykhe ve ErosLuna Mcnamara · Dex yayınevi · 0289 okunma
Kirke
7/10
·404 syf.··
2025 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 09:02
Akhilleus’un Şarkısı'nın aksine Kirke hakkında o kadar fazla bilgim yoktu. Tek bildiğim bir adada yaşadığı ve Odysseus'un mürettebatını domuza çevirip Odysseus onu tehdit edince onları geri dönüştürdüğü ve sonra Odysseus'a yardım ettiğiydi. Meğer bundan çok daha fazlası varmış. Ana karakterimiz Kirke, güneşin tanrısı Helios'un çocuklarından biridir. Ailesi onu çocukluğundan beri hiç sevmemiş ve hor görmüşlerdir çünkü babasının o süper havalı güçlerinden hiçbirine sahip değildir. Ama başka bir gücü vardır: Büyü. Kitabın arkasında yazdığı gibi ilk büyüsünü aşkından yapmıştır ancak büyüleri, ileride bir adaya sürgün edilmesine sebep olacak kadar tehlikelidir de. Kitap boyunca da biz Kirke'nin sürgün öncesi hayatını ve sürgündeyken yaşadığı maceraları okuyoruz. Yazım dilinin, yazarın Akhilleus’un Şarkısı'daki dilinden pek bir farkı yok. Yine bolca betimleme, yine arada sırada garip cümleler. Ancak nedense bu kitabı okurken Akhilleus’un Şarkısı'dan daha fazla sıkıldım. Özellikle büyüyü nasıl yaptığıyla ilgili detaylara girdiği kısımlar, tüm o bitki adları beni sıkıntıdan boğdu. (Botanik en sevdiğim bilim dalı değildir de). Karakterlerden sevdiklerim Telegonos, Daidalus, Penelope, Prometheus -Yunan mitolojisinde en sevdiğim tanrılardandır- ve Ariadne oldu. Ariadne bu kitaptaki en trajik karakter olabilir, o sonu kesinlikle hak etmedi. :( Arada kaldıklarım Kirke ve Telemakhos. Nedenlerini kısaca açıklayayım: Kirke, adasına gelen adamları hepsinin niyetleri kötü olmasa bile domuza çevirdiği için. Tamam, her zaman niyetlerini bilemez ama yine de. Artı olarak Odysseus adasına geldiği zaman ondan istediği şey, Odysseus EVLİ olduğu halde ki evli olduğunu istemeden önce öğrendi. Sürgün edilme sebebini de unutmayalım, daha sonradan pişman olmuş olsa dahi. Bunun dışında yaptığı güzel şeyler de var ve sayıları
Edebiyat
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
10 yıla değmiş mi? Kesinlikle.
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2025 15:32
Uzun bir aradan sonra ilk kez bir incelemeyle karşınızdayım. Ufak tefek hatalarım varsa kusura bakmayın. Küçüklüğümden beri Yunan mitolojisine ilgi duyan biri olarak bu kitabı bir süredir okumak istiyordum. Troya Savaşı'nı Patroklos gibi ikinci planda olan bir karakterin gözünden okuma fikri cazip geliyordu. O yüzden hazır uğruna stres yapacağım bir sınav da kalmamışken başlayayım dedim. Kendi fikirlerimden bahsetmeden önce kitabın konusunu sürprizkaçıran vermeden anlatayım. Yukarıda da bahsettiğim gibi kitap, Patroklos'un gözünden anlatılıyor. Kim bu Patroklos? Troya Savaşı'nın en önemli isimlerinden olan Akhilleus/Aşil'in yoldaşı ve en yakın arkadaşı, bazı kaynaklara göre de sevgilisi ki bu kitapta da öyle işlenmiş. Patroklos, doğduğu andan itibaren kral babası için büyük bir utanç kaynağı. Çelimsiz, zayıf ve beceriksizin teki. Bu yüzden Patroklos, prens olmasına rağmen prenslere layık bir çocukluk da geçirememiş. Bir gün, sürprizkaçıran olabilir diye buraya yazamayacağım bir olay yaşanıyor ve olayın sorumlusu Patroklos Phthia'ya sürgüne gönderiliyor. Burada ömründe en çok değer vereceği kişiyle tanışıyor: Akhilleus. Bundan sonra ikisinin gençliğini, eğitim almalarını, aralarında yavaş yavaş gelişen dostluğu ve aşkı, Troya Savaşı'nda yaptıklarını okuyoruz. Baştan uyarayım: Kitap size başlarda sıkıcı gelebilir. Bunun sebebi hikayenin yavaş ilerlemesi. Ama savaşın anlatıldığı bölümlerde kitap açılıyor, en azından bende öyle olmuştu. Kitabın yazım dilinden de bahsedecek olursam, özellikle benzetme sanatına ve ruh hali betimlemelerine yoğun bir şekilde başvurulmuş. Ben pek betimleme okumayı seven birisi değilim, okurken sıkılmam biraz bundan da kaynaklanıyor olabilir. Ancak betimlemelerin hakkını yemeyeyim, zaman zaman bana garip gelseler de genel olarak güzellerdi.
Edebiyat
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma