§
"Ancak aşırı kıskançlık, kimsenin dostu değildir. Bu, yıkıcı ve zararlı bir duygudur ve hem kıskançlık hissini yaşayan kişi hem de etkilenen kişiler için büyük bir sıkıntıya yol açabilir. Kıskançlık duygularıyla başa çıkmanın anahtarı, öz farkındalıktır. Karen, "Kıskançlık hissettiğinizi fark ederseniz, korkularınızın veya güvensizliklerinizin nereden geldiğini görmek için kendinizi gözden geçirin" tavsiyesini veriyor. Kıskançlığınızı tetikleyen şeyleri tanımak, bu duyguları zarar vermeden önce yönetmeye başlamanızı sağlar. Emma, "Başkalarına değil, kendinize odaklanmaya çalışın" diyor ve ekliyor: "Birine karşı kıskançlık hissediyorsanız, kendi güçlü yönlerinizi ve başarılarınızı hatırlayın. Başkasının sahip olduklarına takılmak, kendi durumunuzu geliştirmek ve daha tatmin edici bir yaşam sürmek için harcayabileceğiniz zamanı azaltır." "
§
§
"Hayatın acıları varken beraberinde var olabilecek armağanları görmeye çalışın. Örneğin, çocuklarımız büyüyüp evden ayrıldıklarında onları çok özleriz ama onların birer yetişkin olduğunu görmekten de memnuniyet duyarız."
§
§
"Mutluluk, ormanda bir kenarda bekleyen güzel ve vahşi bir hayvan gibidir. Eğer onu yakalamaya çalışırsanız kaçar. Ama kamp ateşinizin başında oturmaya devam ederseniz mutluluk kendiliğinden gelir ve sizinle kalır."
§
§
"Aşık olmanın ilk hissi genellikle öforidir, ancak birine karşı bir çekim hissettiğiniz andan aşkın son evrelerine kadar çeşitli duygular devreye girer. Şefkat ve arzudan takıntı ve kaygıya kadar hem olumlu hem de olumsuz duygular hissedilebilir.
Aşk duygusunu daha da yoğunlaştıran şey, kontrol edilemez oluşudur. Aşk bilinçdışında hissedilir; öyle ki bazı insanlar aşık olduklarının farkına bile varmaz."
§