Şeyma R.GZN...

Levi - Bu Oyunda Gitmek Vardı
Puan vermedi·450 syf.··
2026 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Ne desem fazla, ne demesem eksik kalır. Kitabın ismi "Yaşamın Kıyısında Yaşamak" olmalıydı. İhtimaller denizinde, kendini kaybetmek belki de :) Hem içimizden biri, hem fildişi kulesinde yaşayan bir çift göz Mario Levi. Yirmili yaşlarımın başıydı İstanbul Bir Masaldı' yı okuyuşum. Tabi o kitapla, bu kitap arasında müspet değil, menfi çok ciddi farklar var. Mesleki yıpranma, belki kibir, ruhun tükenmişliği belki de. Ben en çok da, işini iyi yapan insanların zaman karşısında ruhlarından kaybettiklerine üzülüyorum galiba. Bir de insanın artık özenini kaybediyor oluşu üzücü geliyor galiba. Buruk bir tad var ağzımda. Levi'den bir alıntı bırakmış olayım. Pazar günleri Z Raporu almak için yaratılmıştır. § "Mutluluk anlarınızı, yaşama gücünüzü ve tutkunuzu gölgeleyebileceğini gördüğünüz veya hissedebileceğiniz bir insanı hayatınızdan bir an bile tereddüt etmeden defedin, sonuna kadar uzak tutun, der gibiydi sanki. Haklıydı." § Mutlu olmak zaten zor, hatta imkansız gibi, ama mutsuzluk öyle mi!
Edebiyat
Bu Oyunda Gitmek VardıMario Levi · Everest Yayınları · 2015191 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kan ter içinde okudum desem, abartmış olurum: Ruhum çırpındı!
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 20:48
Olgunlaşmamış insanların yaptıklarına şahit oldunuz mu hiç! Ben şahit oldum. Hem de defalarca. Cok düşündüm erken olgunlaşmak zorunda kalmam bile bu sebepten. Ne zormuş ana baba olmak. Ne zormuş yaptıklarının mesuliyetini almayan insanlara maruz kalmak. Ve ne yaşadığını zaman geçtikten sonra anlamak. Değişmeye dönüşmeye çalışmak daha kolay. Okurken sıklıkla tetiklendim, resmen ruhum çırpındı, o anlarda kendime yaşımı ve konumumu hatırlattım. Şimdi onlar düşünsün:) herkese karşı mesafeliyim, özellikle büyümemiş, anne sevgisi almamış, duygularini tanımayan ama duygularını bulaştıranlarla mesafeli bir aşamaya geçtim. 49 yaşındayım ve hala öğrenmeye çalışıyorum biraz geç kavrıyor olabilir miyim :) Neyse ana babasında sorun olan herkes okusun bu kitabi, belki de sorun sizin izin veriyor oluşunuz kadar basit bir sebeple yaşanıyordur. Sevgilerimle
Psikoloji
Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin ÇocuklarıLindsay C. Gibson · Sola Unitas · 20192,368 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 13. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Orhan Kemal çok güzel yazar, yazdığı hikayeyi gerçek hayatta görmüşseniz hatta tetikler, aynı eziyet bir daha yaşanır. Kitaptaki gibi kadınlara maruz kalmış bir insan olarak ben, bilirim ki kadın dünyayı cennet de yapar cehennem de! Ve ne yazık ki, kadınların çoğunluğu cehennem yapma gayretindedir. Keyifli okumalar olsun, keyfimize mani olanlara alan açmayalim.
Psikoloji
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 11:48
Ölüm hakkında yazılmış en zarif kitap diyebilirim. Zaman zaman çok incinmiş hissettiğim anlat oldu. Bırakmak istedim, ölüm korkumu çok tetikledi. İnsan olmanın acizliğini, insanın kendinden çok emin hallerinin nasıl da geçici olduğunu bir kez daha gördüm. Tüm olumsuzluklara rağmen, sevgi iyi ki var. Dünya seven insanlar sayesinde ayakta duruyor. Hepimiz anne şefkatine muhtaç çocuklarız, bazılarımız gerçekten kötü annelere ve babalara maruz kalıyor. Kendi içimizdeki çocuğa anne olmaktan başka çaremiz yok. Annemizin öpmediği yaralarımıza şefkatle dokunmak zorundayız. O yaralara şefkatle Dokunmazsak bu dünyayı cehennem yapan o şeytanlardan oluruz. Sevgilerimle
İnsanlar ve Duygular
Ölüm Kalım MeselesiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2022646 okunma
'Hayır' diyememenin bedelleri
Puan vermedi·382 syf.··
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 00:00
Hayır dememek için, neler yapıyorsunuz? Öfkeli görünme, hasta görünme, belki de Yalan söyleme! Sevme şeklimiz dahil her şeyi öğreniriz! Öğrendiğimiz bilgi ile hayat tutunmaya çalışırız. Ebeveynlerimizin ceplerimize doldurduğu aletlerle sorunlarımızı çözmektir, önceliğimiz. Çok azımız öğrendiklerini yetersiz bulup, yeni yetenekler edinme gayreti içerisindedir. Sıklıkla kullanılan bir metafor vardır. Sık kullandığı alet çekiç olan, her şeye çekiçle vurur, sorunu çözmek adına. Şaşırtıcı bir tespit ancak doğrudur. Gabor okuyorum, 1944 doğumlu. Budapeşte'de doğmuştur. Kanadalı bir hekim ve yazardır. Aile hekimliği alanında çalışmış olup, çocukluk gelişimi ve travma konusunda uzmanlaşmıştır; bu kapsamda otoimmün hastalıklar, kanser, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve bağımlılık gibi fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki uzun vadeli etkileri ele almaktadır. Hayır diyeyemenin bir bedeli vardır, diyor kısaca. Kitaptan bir alıntı okuyalım mı :) "Hayatında bir kez olsun bir bebeğe sevmediği bir yiyeceği yutturmaya veya bir küçük çocuğa yemek istemediğinde ağzını açtırmaya çalışmış biri, insanoğlunun küçükken zorlamalara karşı direnme ve hoşnutsuzluğunu ifade etme konusundaki doğal kapasitesine şahit olmuştur.  Öyleyse neden istemediğimiz yiyecekleri yutmaya veya ebeveynlerimizin istemediği duyguları yutup bastırmaya başlıyoruz? Doğal bir güdüden değil; hayatta kalma ihtiyacından dolayı." Bebekken bildiğimiz, sonra unuttuğumuz ve kabul görmek adına hatırlamak istemediğimiz yanlarımız var. Arada dönüp, o yanlarımıza bakıp, şefkatle kucaklamak lazım. Benim anladığım; hayır diyemeyen bir dil, hayır diyen bir zihin ve beden yaratır. Bedenimiz hayır dediğinde ise, çok geç kalmış olabiliriz evet'lere.
Psikoloji
Vücudunuz Hayır DiyorsaGabor Mate · İletişim Yayıncılık · 20202,209 okunma