Kendine yardım kitaplarının, bu da dahil olmak üzere, değişimi olduğundan daha kolay gösterdiğini biliyoruz. Keşke sizi büyümenin zorluklarına tam olarak hazırlayabilmenin yolları olsaydı. Değişim düzensiz giden bir süreçtir. Danışanlarımız bize her zaman bununla ilgili "iki adım ileri bir adım geri" benzetmesini yaparlar. Değişmeye çalışırken karşılaşacağınız birçok engel olacağını bilmelisiniz.
Sanki asıl öldürmek istediğim şey o derinin altında ya da baş parmağımın altında atan o ince mavi damarda değil, başka bir yerde, daha derinde, daha gizli ve ulaşması çok daha güç bir yerdeydi.
Kadın düşmanlarının kadınları nasıl aptal yerine koyduklarını anlamaya başlamıştım. Kadın düşmanları Tanrı gibiydiler: İncitilemez ve tepeden tırnağa güçlü. Yeryüzüne iniyor ve sonra gözden kayboluveriyorlardı. Onları ele geçirmek olanaksızdı.
Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyordum.
Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, bana göz kırpıyordu. İncirlerden biri eş mutlu bir yuva ve çocuklardı; bir başkası ünlü bir şair, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı bir editör, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, diğeri garip adları ve değişik meslekleri olan bir yığın aşık, bir başkası ise olimpiyat şampiyonu bir kadındı, ve bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım bir sürü incir daha vardı.
Kendimi dalların çatalandığı noktada otururken görüyordum, incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. İncirlerin hepsini ayrı ayrı istiyordum ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararıyor, birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.