Neşesizlik, tıpkı atâlet gibidir, çünkü bir tür atâlet durumudur . Doğamız hep neşesizliğe bağlı kalır, ama buna rağmen bir kez kendimizi toparlamak için gereken gücü bulduk mu, işlerimiz kolayca elimizden gelir ve çabalarımızdan gerçek bir zevk duymaya başlarız .
Bakın, insan daracık bir evrenin içinde durur, ancak onu tamamen doldurduğunu düşünür. Hiçbir şey soyut değildir. Goethe`nin dediği gibi:' Milyonlarca lüleli peruk da taksan, arşınlarca yükselteki kaideye de çıksan, neysen osundur.'
Yeryüzünde şiddet i, iradesini zorla kabul ettirir ve dindarlığı dünyevi gücü yoktur. Tanrı bize hakkı bize yumruklarımızla değil, adaletsizliğe katlanmayı öğretti yalnızca.