Sibel Alak

Puan vermedi·72 syf.··
2022 37. kitabı
Kitaba öncelikle travmanın ne olduğu, kişilerin maruz kaldıkları durumlardan nelerin travmaya neden olabileceği gibi konularla başlanmış. Kişilerin bazı durumlarda verdikleri aşırı veya tuhaf tepkilerinin altında yatan durumlar olabileceği belirtilmiş. Böylece, özellikle anlamlandıramadığımız davranışlarımızı anlamlandırmaya ve yine bazı ortamlarda tuhaf, gergin, sıkıntı gibi duyguları hissetmemizin de yaşadığımız belirli olaylardan kaynaklanabileceğini düşündürtüyor. Kitap en genel haliyle insanların, travmatik deneyimlere maruz kalmışlarsa, hayatlarında kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmemeleri gerektiğini çok fazla vurguluyor. Özellikle de insanların verdikleri tepkilerin ve bu tepkilerin üstesinden gelmeye çalışırlarken yaşadıkları başarısızlığın, ümitsizliğin çok normal olduğunu belirtmiş ve ciddi anlamda olumlu, umut verici bilgilendirmeler yapmıştır. Kitap içerisinde vaka örnekleri de mevcuttur. Bu örneklerle travmaya maruz kalmış kişiler kendilerini anlaşılmış hissedebilir ve yine yalnız olmadıklarını bilebilirler. Kitap son derece ince ve kolayca okunabilir. Gerek yaşadığımız coğrafyadan gerekse de kültürümüzden kaynaklı birçok travmatik duruma maruz kalıyoruz, sadece internette haberleri takip etmek bile travma etkisi yaratabiliyor, hal böyleyken bu konuda bilinçli olmanın ve çevredeki insanlara da yardımcı olmanın gerektiği düşüncesindeyim. Travma ile ilgili yüzeysel düzeyde bilgi sahibi olmak isteyenler için bu kitabı öneririm.
Psikoloji
Travma Sonrası Psikolojik Tepkileri AnlamakClaudia Herbert · Psikonet Yayınları · 2016527 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·224 syf.··
2022 32. kitabı
Ebeveynimize karşı hissettiğimiz kötü duyguları kabul etmekte zorlanırız. Bu duyguları başka yerlere yönlendiririz. Bunlar başka insanlar olabilir, başka durumlar da olabilir veya kişi kendisine de yönlendirebilir. Kişi kötü duyguları kendisine yöneltirse bunlar bedensel belirtilerle ortaya çıkabilir. Ebeveynimize karşı hissettiğimiz kötü duyguları bastırıp, onun yerine onlara daha fazla saf sevgi vermeye çalışırız. Yazar sürekli buna etki olan sebeplerden birinin 4.emir olduğunu söyler. Bu emirde anne-babaya koşulsuz hürmetten bahsedilir ve yapılmaması kişiyi zarara sokar. Bizim kültürümüzde de anne-babaya öf denilmez, onlar büyüktür, kutsaldır, haklıdır gibi tabirler var. Bunların olması bazı durumlarda kötüdür çünkü yanlış ebeveyn davranışlarına karşı koymayı engeller ve bu şekilde büyütülen çocuklar sürekli kendilerinde suç ararlar ve anne baba suçlu olsa dahi bunu onlara yöneltemez, kendisi bu şekilde hissettiği için kendisini daha fazla suçlama eğilimine girebilir. Çünkü ebeveynleri yaptıkları davranışları genelde çocuklarının iyiliği için yaptıklarını söyler. Çocukların bu öğretilere sahip olması ebeveynlerinin şiddet ve olumsuz davranışlarını normalleştirmelerine ve kabule neden olur. Yani çocuklar sevgi ile olumsuz davranışları ilişkilendirebilir ve ileride de bunu başkalarına yansıtabilirler. Kitabın ilgi çekici yanlarından birisi de yazarların yaşamlarını inceleme kısmıydı. Bu yazarlar kötü anne-baba davranışlarıyla büyümüşler içlerindeki (anne-babaya karşı olan) öfke, sinir, nefret gibi duyguları kendilerine yöneltmişler ve sonuç olarak da bazı hastalıklarla baş etmek zorunda kalmışlardır. Yine kitapta Anita vakası yer alıyor. Anita’nın günlüğünden hastalığına (Anoreksiya) giden yolları görüyoruz. Doğru bir tedavi ve terapistle Anita kendi gerçek hislerini
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,205 okunma