Öyle bir kitap ki, hem çocukların okuyabileceği, hem de yetişkinlerin okuyabileceği nitelikte, süprizlerle dolu, sizi alıp bazen Neftali’nin hayallerine götüren, bazen de hayal kırıklıklarının ortasına bırakıveren bir kitap. Kitap hakkında hiç araştırma yapmadan okumayı seviyorum çünkü okurken sürekli şaşırıyorsunuz. Roman diye tahmin, biyografi olduğunu anladığım, içinde büyülü gerçeklik ögelerine rastladığım, senden- benden- bizden, hepimizden izlere rastladığım harika bir yolculuk oldu. Kimin biyografisi olduğunu yazmayacağım, kitabın sonundaki süprizi kaçırmak istemem. Okuyunuz, okutunuz. Pişman olmayacaksınız.
HayalperestPam Munoz Ryan · Yabancı Yayınları · 2018447 okunma
“Yaşamında yürüyüp yürüyüp, bir an durunca, Çevrene bakıp göreceksin ki, yürüyüşüne şu ya da bu noktada katılmış, bir süre seninle birlikte yürümüş kişilerden hiç biri yok yanında...”
Eveet, geldik son zamanlar büyük hevesle okuduğum ve beni hayal kırıklığına uğratmayan kitaba. #kitapkoala ‘da gördüğümde kitabın kapağında “Kendine yetebilmenin el kitabı”, “yarat, keşfet, geliştir” başlıklarını gördüm ve hemen sepete attım.
Öncelikle bu kitap ebeveynler, öğretmenler ve çocukların okuyabileceği bir rehber niteliğinde. Dönüştürmek, yeni şeyler üretmek ve bunu yaparken üşenmemek, hazıra kaçmamak, doğaya saygılı olmak, el emeğine önem vermek gibi kavramlar sizin için kıymetliyse bu kitaptaki proje önerilerini de beğeneceksiniz.
Yine de bazılarını uygulaması zor buldum, neden? Okurken sürekli kendimi bahçeli bir evde hayal ettim mesela, zira şehir hayatında uygulama alanı bulmakta zorlanabiliriz. Bu noktada okullar devreye girebilir gerçi. Bir de bizim çocuklarımız için gerçek birer “challenge” gibi görünebilir, çünkü Türkiye’de kaç çocuk kendine atık tahtalardan kulübe yapmıştır, ya da yapmasına izin verilmiştir ki? İşte tam da bu yüzden bizim çocuklarımızın, ebeveynlerimizin ve öğretmenlerimizin bu ve bunun gibi kitaplara fazlasıyla ihtiyacı var, kanımca!
Ben çok beğendim ve ilerde çocuğumla ve öğrencilerimle hepsini deneyeceğim.
Kitabın adına bakınca açıkçası biraz çekinmiştim, hani şöyle yapın mutlu olun, böyle yapın kafanız hoş olsun tarzı bir şey çıkar diye tırsmadım değilAncak @optimistkitap ‘tan çıkan Harvard Business Review serisi olarak beni yine üzmedi ve severek okudum. Mutluluğu bireysel mutluluktan öte, meslek hayatındaki mutluluk olarak irdelemiş kitap. Konuyu sadece çalışan açısından değil, yönetici gözünden de incelemiş. Mesleki gelişimle ilgili kitaplarda tek yönden bakılmamış kitapları daha faydalı buluyorum, yönetici ve çalışanın empati kurmasına destek oluyor, kanımca! Bu seriyi sıkılmadan severek okuyorum. Bakalım sıradaki nasıl çıkacak.