-Spoiler-
Dostoyevski "Anna Karenina, çağımızın avrupa edebiyatindaki benzerlerinden hiçbirisinin, kendisiyle boy ölçüsemeyecegi kadar kusursuz, mükemmel ve ölümsüz bir san’at eseridir."demişti bu roman hakkında. Sırf bu sebeple okumak için müthiş bir istek duyduğum ve yine sırf bu sebeple okumayı hep ertelediğim kitaptı. Okurken canlı kanlı karşımda dikildi Levin ve Kiti. Yan karakter gibi gözüküp tüm kitabın ana karakteriydi Levin. Din hakkında sorgulamaları, köydeki yaşamı, karısına duyduğu aşkla en sevdiğim karakterlerinden oldu ki zaten Tolstoy'un kendini en çok yansıttığı karakteridir.Gelelim kıvırcık saçlı güzel yüzlü Anna'ya. Topluma karşı durup aşkının peşinden koştuğunda ne çok sevmiştim onu. Ama bazen de öfkelenmedim değil. Seryoja'yı bırakması, kızını gerçekten sevememesi, intikam duygusuyla Vronski'ye bıraktığı ömürlük acı ve her ne kadar dümdüz bir adam olsa da kocasının onu affetmesine bile izin vermemesi ile biraz şaşırttı. Dostoyevski yazsaydı yaşardı Anna ve eminim Nikolay çok daha yer edinirdi demekten de geri duramadım. Ah Anna izin verseydin keşke mutlu olmaya...
Velhasıl bitirdiğimde keşke unutsam da en baştan okusam dedim. Anna öldüğünde arkadaşımı kaybettim,Kiti ile Levin kavuştuğunda düğünlerine gittim,Darya ile dertleştim. Okuyan herkes zaten okutma isteğiyle dolup taşacak eminim
Anna KareninaLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201355,6bin okunma