"Bu mektubu senin yüreğine acı vermek için değil, kendi yüreğimden acıyı sökmek için yazıyorum "diyor Wilde.
Uğruna hapse girdiği,iflas ettiği sevgilisi iki yıl boyunca ona bir kez olsun yazmıyor. Herkes tarafından hatırlanan Wilde bir tek sen yoktun yanımda diye sitem ediyor Douglas'a. Öyle sitem yüklü ki mektuplar ve öyle aşk dolu ki hala. İnsan bu zaafına hem kızıyor hem de üzülüyor. Hedonist bir yaşam tarzını benimseyen Wilde'nin kederle, merhametle tanışması ise çok acı oluyor. Kendi sonunu hazırladığını bile bile de koşa koşa yürüyor bu yolu. Kitabı açtığınızda nefret kusan Wilde mektubunu buluşma isteğiyle bitiriyor. Deli gibi öfkeli ama aslında çoktan da affetmiş. Öfkesi aşkından ve siz bunu her cümlesinde hissediyorsunuz. Öylesine ince öylesi zeki bir insan ki Wilde içinizi acıtarak size kendi zayıflıklarınızı sorgulatıyor ve kendine daha da hayran bıraktırıyor.
Mektubun sonunda aklınızda bir şiir beliriyor sadece.
Oysa herkes öldürür sevdiğini....