İmâm-ı Âzam Ebû Hânife 28 yıl hocası Hammad bin Ebû Süleymana talebelik yapmıştır.
İmâm Mâlik 7 veya 8 yıl hocası İbn Hürmüz’ün yanında talebelik yapmıştır.
İmâm Şafiî 9 yıl boyunca İmâm-ı Mâlik'e talebelik yapmıştır ayrıca Ebû Hânife'nin talebesi İmâm-ı Muhammed bin el-Hasen'den uzun süre ders almıştır.
Ahmed bin Hanbel hocası Hüşeym b. Beşîr'e 5 sene talebelik etmiştir ve Ebû Hanifenin öğrencisi Ebû Yusuf'tan fıkıh ilmini almıştır.
Said Nursi ise ehli sünnet âlimlerine nispet yapar gibi 3 ayda ilmi yalamış yutmuş.
"Risale-i Nur müellifinin tahsil hayatı üç aydan başka mevcut olmadığı halde..". (Şualar, 434.)
"Evet o zât (Said Nursi) daha hal-i sabavette (çocukluk döneminde) iken ve hiç tahsil yapmadan zevahiri (görünümü, durumu) kurtarmak üzere üç aylık bir tahsil müddeti içinde ulûm-u evvelîn ve âhîrine (önceki ve sonrakilerin ilimlerine) ve ledünniyat ve hakaik-ı eşyaya (eşyanın hakikatlerine) ve esrar-ı kâinata (kainatın sırlarına) ve hikmet-i İlâhiyeye vâris kılınmıştır ki, şimdiye kadar böyle mazhariyet-i ulyaya (yüksek şerefe) kimse nail olmamıştır."
(Şualar, 542.)
"Alelusûl yirmi sene tahsili lâzım gelen ulûm (ilimler) ve fünunun (fenlerin) zübde (öz) ve hülâsasını (özetini) üç ayda tahsil ve ikmal etmiştir."
(Tarihçe-i Hayat, 34.)
"Evet, üç aylık bir tahsili bulunan ve kırk seneden beri Kur'an-ı Kerîm'den başka bir kitapla iştigal etmeyen, yüzotuzu Türkçe, onbeşi Arapça olan eserlerini te'lif ederken hiçbir kitaba müracaat etmediği, henüz hayatta olan katipleri tarafından şehadet edilen, esasen kütüphanesi de bulunmayan, yarım ümmi (yarım okumuş) bir zat..."
(Sözler, 703.)
"... Medrese usulünce onbeş sene ders almakla okunan kitapları Resail-in-Nur müellifi yalnız üç ayda tahsil etmiş."
(Sikke-i Tasdik-i Gaybı, 78.)
"Ve o eser,
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Esselâmualeykumverahmetullah
50. Yılında Müslüman Kardeşler Hareketi adıyla yayımlanan bu kitaba ulaşmak maalesef biraz zor. Okuduğum baskı da epey bir eski.
Bu mecrada hakkında herhangi bir şey yazıldığını görmeyince de bir şeyler yazmam gerekiyor diye düşündüm.
Kitap 10 bölümden oluşuyor üslubu oldukça akıcı. İlk üç bölümde Müslüman Kardeşler'in isminden,gayelerinden ve teşkilatlanmış bir cemaate bağlanmanın gereğinden bahsediyor. Dördüncü bölümde ise Kardeşler'in eğitim programına değiniyor ancak buradan kendinize de bir yol haritası çıkarmanız mümkün.“Yola koyulan mutlaka hedefe varır" cümlesi benim için bu bölümün can alıcı noktasıydı.
Okurken çokça ; ideallerinizi, hayat gâyenizi, bu yolun nihayetinde nereye varacağınızı sorguluyorsunuz.
Ayrıca kitap kendinize ilmi program çıkarma noktasına da size yardımcı oluyor. Neyi , Nasıl okuyacağım? Sorusu bu satırlarda tatmin edici bir şekilde yanıtlanıyor.
Müslüman Kardeşler'in yetişme metoduna da bu kitap sayesinde vakıf olabilirsiniz.
En çok etkilendiğim satırlar şüphesiz Hasan el Benna رحمه الله 'ın şehadetinin anlatıldığı yerdi. Sırf bu satırlar için bile okunmaya değer bir kitap.
Ayrıca öncesinde Hatıralarım kitabını okumanız daha verimli olacaktır. Hatırlarım'dan çokça alıntıya rastlayacaksınız.
Yazar Said Havva ise okunması gereken çok değerli bir şahsiyet. Ne yazık ki bu çağda tehlikeli damgasını vurarak ona ne kadar büyük haksızlık ettiğimizi bilmiyoruz. Bizlere sadece duymak istediğimiz şeyleri anlatan insanları dinlemeye o kadar alıştık ki...
Hâlbuki bu kulaklar hakkı duymaya programlanmış değil miydi?
Ne yazarsam yazayım bu kitabı anlatmaktan aciz kalırım. Sadece basit bir kitap gözüyle bakmak da hata. Yaptığı çıkarımlarla âdeta aramızda yaşayan bir canlı. Her şey bir yana Hasan el Benna'yı merak eden herkesin
Ben müslümanlık kelimesinden senin anla dığından başka bir şey anlıyorum. Benim naza rimda Islam, çay zuyunun her zerresine karışan şeker gibi vücudumun ve yaşamımın her zerresine karışan, müdahale eden bir İslamdır.