Münevver Kandemir

Münevver Kandemir
@Siirperisi09
Mavi Huylu Şapkası çiçekle, heybesi kitapla dolu bir seyyah
Puan vermedi·245 syf.··
2021 63. kitabı
Mektup okumak her zaman zor gelir bana. Benim nazarımda iki kişinin ilişkisine üçüncü şahıs olarak haddinden fazla girmektir. Belki de bu yüzden uzun bir zaman diliminde okudum. Faruk Nafiz'in Şükûfe Nihal'e kimi zaman büyük aşkını kimi zaman da kıskançlık ısdıraplarını haykırdığı mektuplar iki şairin yaşadığı döneme de ışık tutuyor. İstanbul ve Ankara'nın 1930'lu yılların hemen öncesi ve sonrası eğlence ve edebiyat hayatından havadisleri de okumak mümkün. Kırık bir aşk hikayesinden okura yazılan şiirler,romanlar ve mektuplar kaldı. Mektupları okurken Cemal Safi'nin 'Tek Hece Aşk' şiiirinden bir dörtlük geldi aklıma: "Niceler sultandı, kraldı, şahtı. Benimle değişti talihi bahtı, Yerle bir eylerim tac ile tahtı, Akıl almaz hünerlerim var benim". Ey aşk sen koca şairi sevgilinin karşısında kul eyle... Büyük hüner.
Gölgeden GüneşeFaruk Nafiz Çamlıbel · Dergah Yayınları · 202114 okunma
Reklam
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Azraile kafa tutan kaç roman kahramanımız var?Tek kelimeyle büyülendim.Latife Tekin'i bu kadar geç tanımış olmam benim ayıbım.Keşke Sevgili Arsız Ölüm'ü HAT romanlarına çalışırken okusaymışım.Eminim çok fayda sağlardım.Latife Tekin'in romanlarında alışık olduğumuz bir konu aslında köyden kente göçen ailenin şehirdeki yaşam mücadelesi. Yazar yeniliğe kapalı bir yer olan Alacüvek Köyünden sesleniyor okura.Yeniliğe açık tek kişi Huvat. Her köye gelişinde yeni bir şey getiren Huvat bir gün köy halkının alışık olmadığı şehirli bir kadınla gelir.Bu kadına başka bir varlıkmış gibi bakar köy halkı, bayılmalarını normal bulmaz ahıra kapatırlar oysa kadın hamiledir.Ahırda kadına Hızır yardım eder.Atiye'nin Dirmit'e hamileliği sırasında ses duyup bayılmasıyla başlar zavallı Dirmit'in dışlanışı.Cinci Mehmet'in doğacak çocukla ilgili kehaneti, cincinin Dirmit doğdukta sonra da cinler tarafından boğulması doğan çocuğun adını "Cinci Kıza" çıkartır. Köylü Dirmit'i dışlar, annesi bile ona soğuktur. Dirmit kuyuları taşlar, karınca yuvalarına sıcak su döker, köylünün başına Kişner Oğlan diye anılan cini musallat eder.Bu olaylar kitapta olağan bir şey gibi işlenir köylünün Dirmit'i dışlanmasıyla Atiye önce kızını eve kapatır ancak bu çözüm değildir en sonunda Huvat'a haber yollar şehre göç edilir.Benim dikkatimi çeken başka bir husus Dirmit'in cinli olması normalken; radyo dinlemesi, şiir yazması, kitap okuması, kendini tanıması, arkadaşlık kurması her şey yasak ve olağan dışıymış gibi görülür. Nuğber'in yaşına göre çoktan evlenmiş olması gerekiyormuş topluma göre evde kalmış bu kız annesinin gözünde bir erkek tarafından korunmaya muhtaçtır.Kadın hata yapar erkek onu dayakla düzeltir mantığını yazar muhteşem anlatmış.Anne Atiye evi çekip çeviren,evdekilere istediğini yaptırmak için
Edebiyat
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 6. kitabı
Alman yazar, Hermann Hesse’nin şiirleri, öyküleri ve denemelerinde ağaçlar üzerine kaleme aldıklarından oluşan bir eser. Yazarın kaleminden okuduğum ilk eser ancak büyülendim. Ders niteliğinde bir eser. HAT'ın Ben Bir Gürgen Dalıyım eserini anımsattı.
AğaçlarHermann Hesse · Kolektif Kitap · 20195,1bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2019 14. kitabı
Ne zamandır bir kör kuyudayım bilmiyorum ama sanırım ruhum kalû belâdan beri bir kör kuyuda ne zaman aydınlığa çıkar onu da bilmiyorum ama son umudumu da Güldiyar'a yapılanlardan sonra yitirdim. Aslına bakarsanız klasik bir Hasan Ali Toptaş romanı ama bir o kadar da bambaşka dönemlerden dönemlere sesleniyor gibi. Olay Güldiyar'ın babasının iş yerine yemek götürmek için evden çıkmasıyla başlıyor. Güldiyar döndüğünde bambaşka biridir konuşmuyor ve ağladıkça gözünden yaş yerine taş dökülüyordur. Güldiyar'a ne oldu, neden sustu yazar tarafindan açıklanmıyor. Güldiyar'ın başına gelenleri bilmiyoruz ama sonrasına neredeyse gün gün şahit oluyoruz. Güldiyar benim hüzün gözlü kızım...Güldiyar'ın gözünden dökülen taşlar zamanla dilden dile dolaşır insanlar geçmiş olsuna degil de taşların dökülüşünü seyretmeye gelirler ne acı değil mi daha acısı kimisi ağlamıyor tüh göremedik deyip geri döner. Ne büyük dert Allah başka dert vermesin.Sonra birileri gelir ve bu işi ticarete döker odaya girip Güldiyar'ın taş ağlayışını görmek 50 Lira.Şaka değil kızın ağlamasını görüp acısını seyretmek için gelip sıraya giriyorlar. Sosyete falcısı icin degil Güldiyar'ın acısını görmek için saatlerce sıra bekliyorlar para veriyorlar. Kız ağlamazsa arkadan birileri bıçakla dürtüyor canını yakıyor ve ağlamasına sebep oluyorlar.Güldiyar kadar babası Muzaffer'e de üzülmemek elde değil. Oğlu Hüseyin yıllar önce ansızın kayboluyor, karısı Bahriye dertten bir gece sessizce ölüyor geriye Güldiyar'dan başka kimsesi kalmıyor. Sahi bunca acıya,eziyete nasıl dayanılır ki Muzaffer en sonunda Güldiyar'ın ölümüyle aklını kaybeder. Kitaptan çıkarılabilecek onca ders var.*Bu dönemde kimse kimseye boşuna iyilik yapmaz.*malesef artık başkalarının acısı karşısında üzülmüyor sadece seyrediyoruz.İğrendim etimle kemiğimle
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Puan vermedi·227 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2019 20:01
Hasan Ali Toptaş Kuşlar Yasına Gider romanında "Babalar alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" diyor. Kemal Varol ise "Baba dediğin tamamlanmamış bir kelimedir zaten " diyor. Bir baba-oğul romanın kahramanları. Avukat Yusuf ve ba "ba"sı Heves Ali. Heves Ali'nin hikayesi Ucunda Ölüm Var da tamamlanmamıştı biz onu sadece Ağıtçı Kadın'ı bırakıp giden üç telli bağlama ile türkü söyleyen bir hercai olarak biliyorduk oysa o ardında pek çok gözü yaşlı kadın ve boynu bükük bir evlat bırakmıştı. Fuzuli gene haklı çıktı "Şair sözü yalandır aldanma" diyerek. Yusuf on beş yaşından sonra babasını bir daha görmez araya 25 yıl girer ve bir sabah kapısı çalar. Kapının önünde mahcup bir adam babası vardır. Üstelik son günlerin yaşıyordur, hastadır. Sonrasında yolculukları başlar babasının son isteğidir Kars'a Aşıklar Bayramı'na gitmek. Son kez arkadaşlarını görüp onlarla aynı atmosferi solumak ister Heves Ali. Diyarbakır'dan Kars'a uzanan bir yolculuk bu yolculuk sırasında verilen molalar, kısa konuşmalar ve karşılıklı susmaları. Yusuf'un aklında Aylın önünde gidilmesi gereken bir yol vardir. Heves Ali kimi zaman kızdım ona kimi zaman ağladım onun için kimi zaman Aziz Bey'le karşılaştırdım bazen durup bir türkünün pesine alıp gittim. Kemal Varol'un kalemine yeniden aşık oldum. Romanda "Bu dağlar kömürdendir" diyerek Hasan Ali Toptaş'ı, selamlaması ise hoşuma giden bir başka nokta oldu. Şimdi yarım kalan Yusuf'un hikayesini merakla bekliyorum. Okumadım yaşadım.
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,336 okunma
Reklam