Çocuk kitabı olmasının yanı sıra yaşın bir önemi olmadan okuyan herkese beklenenden daha fazla etki ve katkı sağlayacağını düşünüyorum. Büyüdükçe çocuk olmayı unuttuğumuz gibi çocuk gibi basit, saf, hayatı olduğu gibi görmeyi unutuyoruz; veya belkide bazılarımız için tam tersidir bilemem. Kitap bizi çocukların dünyasına götürdüğü gibi 2. Dünya savaşı sırasında hitlerin yaptıkları zulümlerin etkilerini dile getiriyor. Filmi izledim kitabı bitirdikten sonra orada daha basit, ayrıntılara girmeden ve daha net bir şekilde ifade ediyor; zulüm.
Paulo, yine adından söz ettirmişti, benim için. Kitabı okuduğumda “ben ne okudum az önce” diye düşünmekten kendimi alamadım.
Aslında o kadar basitmiş ki sonu, ama ben öyle bir şeye bırakın ihtimal vermeyi, düşünmek bile düşünmedim.
Kitapta; kitabın konusuyla ilgisi olmayan ama kitapta yer alan ve ‘ilginç bir şekilde kusursuz birbire bağlanan’ çok yer vardı. Hatta kitap böyle bir bütününü oluşturuyor diye bilirim. Bu tekniği bir çok yazarlar(Paulo gibi dünyaca ünlü yazarlar hariç, denilebilir) denemiş olsalardı bile biliyorum ki o ince birbirine bağlayan çizgiyi oluşturamayacaklardı. İşte “Paulo adından söz ettirdi” derken bunu kast ediyordum. Bunu ondan başka bir yazar yapabilir mi, elbette. Ama bunu bu kitapla sadece konu ve kişiler farklılığıyla bir yazar yaratabilir mi, şu anlık bilemiyorum.
Değişik bir kitaptı. Dostoyevski’nin olduğundan çokta yadırgamıyorum bu gerçeği. En sonunda ‘bu nasıl bi bitiş¿’ diye sorgulamam beni bu gerçekle karşılaştırdı.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Dokuz Yayınları · 202588,5bin okunma