Kitap ‘mutlu yaşam üzerine’ ve ‘yaşamın kısalığı üzerine’ şeklinde iki metinden oluşuyor. Her iki metni de çok beğendim ama ikinci kısım ‘yaşamın kısalığı üzerine’ daha çok hoşuma gitti. Hemen hemen her sayfayı okurken alıntı yapmak istediğim tek kitap oldu. Belki bunda benim Stoacılığa karşı olan ilgimin de etkisi olabilir. Roma stoa’sının kurucularından olan Seneca’nın bu metinlerini okurken felsefeyi salt teorik bir zeminde değil aksine hayata dair sorularımıza pratik yanıtlar da verebilen bir uğraş olarak değerlendirmesi felsefesini işlevsel de kılıyor. İki bin yıl önce yaşayan insanların cevap aradıkları sorular ile günümüzde bizim sorunlarımızın ne kadar paralel olduğunu görmek ayrıca hayret verici. Bu kitap farklı zamanlarda tekrar tekrar okunabilecek ve her seferinde farklı anlamlar çıkarılabilecek bir kitap olarak benim zihnimde yer etti.
Geçen yıllar gibi gelecekteki yıllar da gözlerinin önüne serilebilse ne kadar az yılları kaldığını gördüklerinde nasıl korkuya kapılır ve nasıl da çekinirler! Sınırları belli, ayrıca az miktarda olan bir şeyi idareli kullanman kolaydır, ne zaman tükeneceğini bilmediğin bir şeyi daha dikkatli koruman gerekir.