Umarım allem eder, kallem eder ve seyahat edecek, aylak aylak dolaşacak, dünyanın geleceği ve geçmişi üzerinde kafa yoracak, kitaplar üzerine hayaller kuracak, sokak köşelerinde avarelik edecek ve düşüncelerinizin oltasını o nehrin akıntısına sarkıtacak kadar para edinirsiniz.
Kadınlar, her zaman Atinalı kölelerin çocuklarından daha az özgürlüğe sahip olmuşlardır. Bu da onların şiir yazma konusunda hiç şansları olmadığını gösterir. İşte ben o yüzden paranın ve kendine ait bir odaya sahip olmanın önemi üzerinde o kadar çok durdum.
Ancak, Hayalinizin saçının tek bir telini ya da renginin tek bir tonunu, elinde gümüş bir kupayla bekleyen bir okul müdürüne ya da kolunun altında bir not defteri tutan bir profesöre duyduğunuz saygıdan dolayı feda etmek, dünyanın en aşağılık ihanetidir.
Kaldırın o korumayı, bırakın kadınlar aynı uğraş ve etkinlikliklerle karşılaşsınlar. Onları asker, denizci, makinist ya da tersane işçisi yapın. Görün bakalım o zaman erkeklere kıyasla çok daha genç yaşlarda ölürler mi, ölmezler mi? İnsanlar da ‘Bugün bir uçak gördüm,’ der gibi ’Bugün bir kadın gördüm,’ derler mi, demezler mi? Kadınlık koruma altında bir uğraş olmaktan çıktığı anda, her şey olabilir.