Ele düşmüşse kalbim, ummaksızın kurtuluşunu,
yaşar da gözyaşlarıyla, alevlerle beslenerek,
kalınca öz yurdundan, canevinden uzak düşerek,
öldüresiye deşmez mi en küçük darbeler onu?
Her kim doğmuşsa, günü gelecek,
her canlıyı er geç yok eden
güneş onu mutlaka silecek.
Sevinç de gam da gidecek elden,
iz kalmayacak akıldan, sözden,
soylu aileden, nice nesilden;
hep güneşte gölge, rüzgârda duman.
Biz de onlar gibiydik bir zaman,
siz nasılsanız öyle: Şen, üzgün;
tam gördüğünüz gibiyiz bugün;
canı çıkmış, güneş altında toprak.