Katılıyorum, sadece din ve toplum olgusunu işleyiş şekli bile FP'ın en iyi işi olması için yeterli benim gözümde. Realistten fantastiğe ileri geri geçiş de zaten orada oluyor. Böyle fantastik bir dünya, karakterler ve olay örgüsünün içinde pekala bizim de anlayabileceğimiz, kendi hayatımız, hissettiklerimiz ve halihazırda içinde yaşadığımız toplumla bağdaştırabiliyor olmamız realiteyle bağlantısını koruyarak çok ayrı bir noktaya taşıyor. Zaten Fujimoto'nun mangalarının hep normal bildiğimiz dünyadan başlayıp da üstüne fantastik elementler ekleyerek gitmesi bence etkileyici kısmı. Ya normal işleyişinde devam eden dünyada doğaüstü bir olay oluyor ya da bildiğimiz dünya tamamen doğaüstü ile tanışıyor ama bunu kullanış tarzı hep aynı. Bu yüzden Eri'deki "belki de biraz fantaziye ihtiyaç vardır" lafının ben kendiyle ve kendi işleriyle alakalı olduğunu da düşünüyorum. Otobiyografik roman gibi ama manga :) Eri'nin vampir olup olmadığını bence bilmek mümkün değil, güzel olan kısmı da orası zaten. Ya içindeki eksikliği biraz fantaziyle kapatan bir film ya da gerçekten kendine bırakabilmek için kendinin filmini çektiren bir ölümsüzün filmi. Her türlü paneller film karelerinden oluştuğu için bence tam olarak bilmek imkansız. Büyümüş haliyle Eri'nin yanından ayrılırken çıkışta yine o fantastik patlama oluyor. Yani artık kamerayla çekilmediğini düşündüğün panelde de fantastik bir şey olabiliyor bu da neyin kamera görüntüsü ve edit neyin gerçek olduğunu anlamayı güçleştiriyor. Büyük haliyle Eri'nin yan yana geldiği paneller var ama pekala Eri'yi hala genç gösterebilecek edit de olabilir çünkü küçüklük görüntüleri gibi çok yakın durdukları görüntüler değil. O yüzden Eri'nin ölümsüz olarak genç kalmış olma ihtimali de en az sondaki genç halinin edit eseri filme yıllar sonra yapılan bir ekleme olması kadar muhtemel benim gözümde. Gerçekten çok ilginç bir oneshot, bu kadar kısa sürede böyle bir yolu izlemesi ve bu sona bağlanması hiç beklemediğim bir şeydi.