Elinin sert ve ağır olduğunu ve ellerini ne benim ne de Joe’nun üzerinden çekmediğini bildiğimden, “elinde büyütmek” ifadesinin anlamının böyle bir şey olduğunu zannederdim.
Bizi derin suların okyanusuna, iki yeşil ve çiçekli kıyıların arasına, tepelerin dibinde ışıldayan kumsalın kenarından akan tatlı su kaynağına hangi manyetik güç çekti? Tıpkı Pers İmparatorluğunun kahinleri gibi aynı yıldızı izlemedik mi?… …Ama her yıl aramıza yeni düğümleri kim attı? Birbirimizi için iki kardeşten daya fazlası değil miyiz? Tanrı’nın bir araya getirdiğini asla ayırmayın!
Yaşlı kadının uyuyor gibi duran yüzünü, cimri birinin içinden bir şey kaçmasın diye ipini sıkı sıkıya çektiği para kesesine benzeyen içeri doğru büzüşmüş dudaklarını seyrettim bir an.