İtiraf ederim ki,neden kadınların bizi burnumuzdan, çaydanlığın kulpunu tuttukları kadar ustaca tutabilecek biçimde yaratıldıklarını anlamıyorum.Ya onların elleri buna göre yaratılmıştır, ya da bizim burunlarımız başka bir işe yaramaz.
Yalnız, akıl duygunun yanında pek miskin kalır. Biri, olumlu olan her şey gibi, sınırlıdır elbette;öbürü sınırsızdır. Duygu duyulması gereken yerde akıl yürütmek genişlikten yoksun ruhlara özgüdür.
Bir tutsak, yalnızlığının bütün derinliğini, zincirlerinin ağırlığını duyduktan sonra, yandaki komşu duvara vurup da ortak düşünceleri belirten bir ses çıkarınca öyle sevinir ki!