Korkunç olan idamın kendisi değildir, ona hazırlanmaktır... İdam öncesinde her an çekilen korkunç acıdır, insan dayanamaz, tükenir gider, öyle değil mi?
“Nedir bu böyle? Aşk da... Aşk da mı geçecek? Oysa ben aşkın, kavurucu bir öğlen sıcağı gibi sevenlerin başının üzerinde asılı kalacağını, o sıcakta kimsenin yerinden kıpırdayamayacağını, onun kavurucu sıcağında öylece soluk alıp bekleyeceğini sanırdım. Huzur yoktur aşkta, sürekli değişir, bir yerlere doğru ilerler durmadan... ‘Hayat gibi’, diyordu Ştoltz. Ona ‘Dur ve kıpırdama!’ diyecek bir hazreti Yuşa daha gelmedi dünyaya.”
Yalnızca (az ya da çok) dar kafalı kadınlar hileye başvururlar, hile yapmakta ısrarcıdırlar. Yeterince akıllı olmadıkları için, günlük ufak tefek olayların etkisiyle hareket eder çevrelerindeki yaşamın başlıca çizgilerinin nasıl geliştiğini, nereye yöneldiğini, nerede birleştiğini fark etmeden, kişisel yaşam politikalarını hile yoluyla bir dantel gibi işleyerek örerler.