Bu kitabla hem dinî bir kitap okumak istediğim, hem de arkadaşımın, kitabı bana "oku" diye vermesiyle tanıştım. Yalnız ben kitabı neredeyse 1 ay sonra okumaya başladım. Neden diye sorarsanız kitaba karşı önyargılarım vardı. Ya kitap sıkıcıysa, ya okuyamazsam. Dediğim için baya geç başladım. Ama ilk okumaya başladığım andan itibaren kitap öyle bilgilerle boğulmamış, kurguyla güzelleştirilmiş olduğu için hiç sıkılmadım.
Hazreti Hatice'nin sadece adını biliyormuşum meğer. Nasıl bir kadınmış Hazreti Hatice ki çağlar boyu unutulmamış.
O ki güzellik timsali.
O ki bilgili, görgülü.
O ki ticari filoyu tek başına yöneten.
O ki cömertliğiyle ün salmış.
Fakire kukaraya, yardıma ihtica olan herkese yardım etmekte hic terettüt etmeyen. Malinı, mülkünü onlara feda eden. "Açların, yoksulların karnı doydukça rahatlıyor, kendini daha iyi hissediyordu Hatice. Elinde olanların şükrünü ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürerek yapıyordu."
Peygamber Efendimizin "Allah'a yemim olsun ki Allah bana ondan daha hayırlısını vermedi. Insanlar küfrederken o bana inandı. Insanlar beni yalanlarken o beni tastik etti. Insanlar beni mahrum ederken o beni maliyla destekledi. Ve Allah onun sevgisiyle beni rızıklandırdı." Dediği peygamberimizin gözünün nuru ilk eşi.
"Hatice ki,
Çağlara şiir yazar.
Cömert bir nisan yağmurudur.
Bol meyve veren hurma ağacıdır.
Yanında yoksullar barınır.
Yetimler ağırlanır,
Gelecek zamanların ırmakları
Onun gönlünde çağıldar."
O ki ilk doğduğu andan itibaren özel bir insan. Kız ların diri diri toprağa gömüldüğü devirde yaşamış olan , neredeyse ilk kız çocuğu. Huveylid kızı Hatice ilklerin kadını.
Peygamberimizin ilk eşi, ilk göz nuru.
İlk iş kadını.
İlk inanan.
Peygamberimizle birlikte ilk secdeye giden.
İlk, ilk, ilk...
Hatice öyle bir kadınmış ki hayranlıkla okudum. Hatta