S.

“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·180 syf.·
2019 1. kitabı
Merhabalar, Bu kitabı motivasyonumu kaybettiğim için bana hediye eden Meltem Kutlu ya teşekkür ederim. Sürekli başarması gerektiğine inandırılmış, kendini sürekli eleştiren beyninin içi bilişsel çarpıtmalarla dolmuş bir insan olarak yaşıyorum.Bunların üzerine okuduğum tıp fakültesinin hiyerarşi sistemi ve üstlerimden duyduğum bana ve diğer öğrencilere hakarete varan cümleler duymak kendimi daha kötü hissettirdi. Olumsuzluklar insanlarda şöyle bir etki bırakıyor "sana yapılan bir iyilik ve daha çok çalışman için " Eğer eleştirilirsek bunun sonucunun iyi olacağını düşünen insanlar olmuşuz hepimiz. Hep daha hırslı olmak için kendimizin jokeri olmuş ha bire bize vuran bir bilincimiz var. Bunun sonucunda eğer yeteri kadar "motive olamazsak" yine kendimizi bu boşvermişlik içinde suçlu hissediyoruz.en azından durumlar bende böyleydi. Sonra bu kitabı okumak bana şunu düşündürdü ben ne yapıyorum kendime Etrafımın ve benim kendime söylediklerimin bu meslekle ne ilgisi var?Bunu bana kimse hissettirmiyor, hayat böyle.sürekli basarılı olamayabilirim. O yüzden sevgili benim gibi tıp okuyan arkadaşlarım kalalım stajlarımızdan önemli mi? kalırsın çalışırsın ve geçersin.denersin bunu. biz gerçekten sürekli kendimizi eleştirmeyi bırakıp hayatın böyle olduğunu kabul edelim önce.Zorlukların olduğunu olabileceğini Yani kendine güvenmek belli bir noktada zor olabiliyor ve bu bir problem değil. Bana bu anlayışı verdi. Yine tıp fakültelerinde "sadece gördüğümüz" uygulamalar, 30 yıl öncede bir tıp öğrencisinin sadece gördüğünü bugünde sadece gördüğünü anladım.sadece görmenin bir şeye yaramadığını, aşırı bilgi deposunu bir yerden sonra sadece zararı olduğunu fark ettim. Bana kalırsa Tıp eğitim sisteminin güncellenmesi gerekiyor.meslege ilk atılan çoğu doktor sistemin getirileri yüzünden
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
8/10
·124 syf.·
2018 10. kitabı
Norveç İskandinav yaşam tarzı nedeniyle ilgimi çeken , görmeyi dilediğim yerlerden biri.Bu kitabın yazarı da Norveçli olunca okumak istedim.Kitabın ana karakteri Doppler, modern yaşamdan uzaklaştığı veya yakınlaştığı belli olmayan (ormanda yaşayıp takas usulü marketten süt alması gibi) hayatının tekdüzeliğine ve boşluklarına doldurduğu sıkıcı eylemlerinden bunalmış bu yüzden onun dilinden konuşmayan hayvanlarla bir ormanda yaşamayı secmiş. Yalnız kalmak ve sıkılmaktan övünçle bahsetmesini ve mizahi bir dile sahip olmasını beğendim Bongoyu gözümde canlandırdıkça mutlu oluyorum :)
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma