Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Sözlü ve Diyalojik Yöntem
“Platon, hakikatin yazılı metinle değil, diyalog yoluyla, soru-cevap ve tartışma zemininde ortaya çıktığını savunur. Bu nedenle anamnesis, dinamik, canlı ve sezgisel bir süreçtir. Yazılı metin, bu akışkan süreci sabitleştirdiği için bir engel olarak görülür.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Anamnesis, psûkhe'nin (ruhun) esaret bağlarından kurtularak özgürleşmesini ifade eder. Platon'un mağara alegorisinde bu, mağaradan çıkarak hakikatin ışığını görme sürecine karşılık gelir. Yani, felsefe ruhun özgürleşme ve hakikatle yeniden bağ kurma çabasıdır.”
Harmonia, Logos ve Kosmos
• Müzik dinleme deneyiminde, parçanın bütüne bağlanması harmonia (âhenk) üzerinden gerçekleşir. Harmonia, güzellik tecrübesini mümkün kılan bir ilke olarak tanımlanır ve logos'a, yani evrensel düzene işaret eder. Logos, kosmos'un hem içkin hem aşkın doğasını temsil eder. • Bu bağlamda, müzik, kosmos'un harmonia ve logos aracılığıyla bir tezahürü olarak görülür. Şarkı dinleme, yalnızca seslerin algılanması değil, bilincin bu evrensel düzene katılımıdır.
“Öyleyse tam da sorun; idea/eidos'u sûret îtibâriyle görünen biçim üzerinden düşünmektir. Buradaki karıştırılmaya çok müsait durum şudur: Tahtaya (ya da başka herhangi bir destek yüzeyine iz bırakacak biçimde) çizilmiş bir üçgen şekil, elbette üçgenin kendisi değil, malzemeye bürünerek görünüşe çıkan sûretidir; yine de biz bunu üçgenin kendisini (auto) esas alarak yaparız. Başka deyişle, üçgenin görünüşe çıktığı sûretine indirgenemez bir kendi varlığından hareket ederiz. Bunu ister, Kant gibi üçgeni zihinde kalıcı bir kavram (Begriff) olarak kabul ederek yapalım, isterse de Platon gibi zihinden bağımsız, sonuç değişmez; bir kavram da olsa üçgenin kendisi görünüşe çıktığı 'iz'i (Darstellung) îtibâriyle görünen biçiminden ayırt edilir. Yine de çizilen üçgen için, "bu nedir?" diye sorulduğunda genellikle 'naif' yanıt, "mecâz-ı mürsel"e (ad aktarması) düşülerek "üçgen" olarak verilir; karıştırılan işte budur.”
Sayfa 286·Kitabı okudu
“Bu anlamda, Platon öğretisinin ekseninde zorunlu olarak Tanrısallıktan pay almış olan psükhe bulunur ve bunun Aristoteles 'le birlikte nous îtibâriyle sonraki ‘mens' ve'mind'a (zihin) intikâli tüm bir düşünce târihinin de yazgısını belirler. Platon öğretisi açısından anthropos psûkhe tam olarak doğum üzerinden soma'ya olan iştiraki sâyesinde buradadır. Ne var ki buradalığı onun hakîkî yazgısı değildir; çünkü onun hakîki yazgısı içinden geldiği kosmos'un yazgısı ile aynı olmalıdır; ölümsüz ve sonsuz. Bu nedenle de güzelin sevgisi bile aslında bu ölümsüz aslına dönme özleminin bir ifâdesidir.”
Sayfa 257·Kitabı okudu