Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“… Zihnin şeffaf olduğu ve aklın incelemesine tamamen açık olduğu fikrinden vazgeçmek, insan psişesinin iyileşmesine yönelik ilk adım olabilir. Seküler terimlerle ifade edecek olursak bu, kendini gerçekleştirmiş ve anlamlı bir yaşam arayışının vazgeçilmez bir parçası olacaktır. Ve teistik terimlerle ifade edecek olursak, insan psişesinin tanrısal olana nasıl ulaşabileceği konusunda daha iyi bir anlayış sağlamak üzere alan açabilir.”
Sayfa 140·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“… Eğer zihin, içeriği bilinçli içe bakış için tamamen erişilebilir olan şeffaf bir fanus gibi olsaydı, o zaman belki de temel öz kendiliğimi oluşturan en önemli inanç ve arzuları tanımlamak, düşüncelerimde ve seçimlerimde merkezi bir rol oynamalarını sağlamak nispeten basit bir mesele olarak düşünülebilirdi. …”
Sayfa 138·Kitabı okudu
“İnsan doğamızın karanlık tarafı, kontrol etme ve hükmetme konusundaki kaçınılmaz arzumuz göz önüne alındığında, Kant'ın yaşamının sonundaki "ben, insan, bizzat bu tanrısal varlığım" iddiası uğursuz bir ışık altın-da yorumlanabilir.
Sayfa 130·Kitabı okudu
“… Augustinus, "hakikatin ikamet ettiği içsel kendiliğinize geri dönün" der; Bonaventura, "zihnimizde parlayan hakikat Işığını" arayabilelim diye, "kendimize, zihnimize dönelim" der; Descartes, "zihnimin gözünü kendime çeviriyorum" der ve "zanaatkârın eserine koyduğu iz" gibi orada damgalanmış Tanrı fikrini bulur. Her üç düşünürde de tavsiye edilen, Tanrı’nın ruha nakşettiği doğuştan gelen hakikatlere bakışı yöneltmek için dış duyusal algının yanıltıcı ve aldatıcı dünyasından yüz çevirmektir. …”
Sayfa 130·Kitabı okudu
Ruh Arayışından Kendini Tasarlamaya
“Ruh” kavramı, başta psikolojik, etik, tinsel ve metafiziksel olmak üzere insanlık durumunun farklı ama birbiriyle ilişkili yönleriyle ilgili çok sayıda çağrışımla yüklüdür. Ancak önceki bölümde vurgulandığı gibi, tekrar eden bir özelliği vardır tüm bunların. "Ruh" terimi kullanıldığında şu olguya dikkat çekilmektedir: insanlar, bilinçli deneyimin bireysel düşünümsel özneleridir. Her birimiz kendimizin "içeriden", âdeta "beni ben yapan bu ben" olarak farkındayız. Ve bu türden özbilinçli özneler olmamız sayesinde, kendimizi bir "yaşam dünyasının" merkezinde buluruz ve zengin bir anlam ve değer alanına erişiriz. Ruhu bulmak bu nedenle sadece öznel bir egzersiz, bir iç gözlem ve kendi kendini inceleme egzersizi değildir; kısmen dışa dönük bir çaba, karşı karşıya oldugumuz ve bizden bir karşılık bekleyen nesnel gerçeklikle ilişkimizi anlamaya yönelik bir çabadır.”
Sayfa 128·Kitabı okudu