"Ebedi" kelimesinden imtina ederiz, ancak deneyimi yalnızca şimdiki zamanın, geçmişin ve geleceğin bir olduğu geçici olmayan bir durumun coşkusu olarak tanımlayabilirim. Zaman içinde meydana gelen her iey, somut bir bütün halinde bir araya getirilmişti. Hiçbir şey zaman üzerinden dağıtılmadı, hiçbir şey zamansal kavramlarla ölçülmedi. Bu deneyim en iyi tabirle bir duygu durumu olarak tanımlanabilir ama bu, hayal gücüyle üretilemeyen bir deneyimdir... Kişi tarif edilemez bir bütün halinde iç içe geçmiştir ve buna rağmen onu tam bir nesnellikle gözlemler. Zamana bağlı formumuzun sonsuzlukta çözülmesi hiçbir anlam kaybına yol açmaz. Aksine, serçe parmak kendisinin elin bir üyesi olduğunu öğrenir?”
“Dünyaya yanlış taraftan bakmamız ve bakış açımızı değiştirip ona diğer taraftan yani dışarıdan değil içeriden bakarak doğru cevabı bulabilmemiz gayet muhtemeldir.”
Hayatınız, yaşamaya çalıştığınız şeydir. Eğer size bir şey yaşatmaya çalışırsam, bu benim hayatım olur, sizin değil.
Bireysel yolunuzda ilerlemek isterseniz, bu yol, asla reçete edilmeyen, önceden bilmediğiniz ve bir ayağınızı diğerinin önüne koyduğunuzda kendiliğinden ortaya çıkan yoldur. Her zaman yapılması gereken bir sonraki şeyi yaparsanız, bilinçdışınızın işaret ettiği yolda en güvenli ve en emin adımlarla yürürsünüz.”
“Bir insana ne olduğunu gösterebileceğimize dair makul bir kesinlik vardır, ancak yapması gerekeni ona kendi elimizle veremeyiz...
İnsan bir şeyin nasıl yapılacağını önceden bilseydi, hayatın hiçbir zorluğu olmazdı. Hayat bir sanattır ve her köşede olması gereken düz bir demir veya hazır bir ürün değildir...
Hayatı hiç kimse sizin için veya sizin yerinize yaşayamaz.”
“İnsanların onun otoritesinden bağımsız olarak kendi içlerindeki bağımsızlığa ulaşmalarına yardım etmek Jung'un çalışmasının esasını oluşturuyordu.
Hastalarımı ve öğrencilerimi, kendilerine doğrudan yöneltilen bir talebi içlerinde kabul edebilecekleri noktaya kadar eğitmeyi görevim ve sorumluluğum olarak görüyorum...”