Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“Atina'nın yaşlı yurttaşlarının, Sokrates' in gençleri bütün ahlaki kuralları sorgulamaya yüreklendirdiğini öğrendikten sonra (muhtemelen kendi ergen çocuklarıyla yaşadıkları tatsız karşılaşmalar nedeniyle), onunla Antiphon'un doktrini arasında fark görmeyip gençlerin ahlakını bozduğuna hükmetmeleri şaşırtıcı değildir. Eğer "ahlakını bozmak" fiilini kelimesi kelimesine alırsak, hüküm doğruydu. Gençlere, bir insanın tam özgürlüğünü kazanmak için, kabul edilmiş tüm davranış ilkelerini sorgulamaları gerektiğini ve tüm ahlaki soruları kendi kendilerine yargılamayı hedeflemeleri gerektiğini söylemek, ailelerin ve toplumun çocukluklarını titizlikle kuşattığı ahlaki dayanak ve payandayı kesmek bakımından ahlak bozmaktır. Sokrates aslında, insan türünün tarihi boyunca, aileden millete her büyüklükteki insan gruplarını bir arada tutan ne varsa, yani otoriteye itaat ve geleneğe riayet ahlakını ve sosyal baskının ahlakının ötesine geçiyor, Dağ Vaazının Musa’nın Yasası' nın ötesine geçmesi gibi başka tür bir ahlak başlatıyordu. Bu yeni ahlakın kaynağı ruhun kendinde saklıydı. Bu ahlak manevi mükemmelliğe talip olma ahlakı olarak adlandırılabilir. Eğer manevi mükemmellik yaşamın amacı ve mutluluğun sırrı kabul edilirse ve her insan ruhu kendi 'iyi'sini görebilirse, o zaman eylem, dışarıdan gelen hiç-bir davranış kuralı tarafından yönetilemez. Herhangi gerçek bir vakada, böyle kuralların geçerli olup olmadığı sorusu, her bir ruhun sadece içten ve tarafsız yargısıyla kararlaştırılabilir.”
Sayfa 32·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sokrates'in kendisi", der Ksenophon, "sadece insana dair meseleleri bir insanı birey ve vatandaş olarak neyin iyi kıldığını" tartışırdı. Bu alandaki bilgi özgür ve asil bir karakterin koşuluydu; cehalet insanı köleden beter ederdi.”
Sayfa 22·Kitabı okudu
“815'de ölen Câbir b. Hayyân'ın dediği gibi, mîzân bozuldu mu adâlet dahi zülme dönüşür.” (İhsan Fazlıoğlu)
Beslenme, barınma, çiftleşme, sahip olma odaklı yaşam, insan yaşamı mıdır? İnsanlığı önüne katıp sürükleyen bu yaşam biçimi, efendinin dizayn ettiği dünyada, insanı organizmaya indirgemiş bir yaşamdır.
Hakikatin sesini hakikatten yana olanlar işitir.