Bir lanettir, sağlam hafıza. Yaşlı Kıbrıslı kadınlar birine beddua ettiklerinde, bariz bir kötülük gelmesini dilemezler o kişinin başına. Yıldırım düşsün, görünmez kazalar olsun veya birden kısmeti kapansın diye dua etmezler. Sadece şunu derler:
Asla unutamayasın.
Mezara kadar her şeyi hatırlayasın.
İnsanlar, kendi varlıklarının nerede bitip bir başkasınınkinin nerede başladığını kesin şekilde bildiklerini sanırlar. Oysa kökleri yerin altında birbirine dolanıp karışmış halde, mantarlar ve bakterilerle iç içe yaşayan ağaçların hiç böyle bir yanılgısı yoktur. Bizim için, her şey birbirine bağlıdır.
En sert kışlarda incir ağaçlarını hendeklere gömmek ve baharda yeniden çıkarmak tuhaf ama bir o kadar da yerleşmiş bir gelenektir. Amerika ve Kanada'nın kış aylarında sıcaklığı sıfırın altına düşen şehirlerine yerleşen İtalyanlar aşinadır buna. Benzer şekilde, İspanyollar, Portekizliler, Maltalılar, Yunanlar, Lübnanlılar, Mısırlılar, Tunuslular, Faslılar, Cezayirliler, İsrailliler, Filistin- liler, İranlılar, Kürtler, Türkler, Ürdünlüler, Suriyeliler, Sefarad Yahudileri... ve biz, Kıbrıslılar.