İşte burada, talihli bir adam olan ben, halatı her gece yalnız kaldığım odamdan dışarı taşıyordum ki kıyafetlerimi değiştirirken kendimi asmaya kalkmayayım.
Ne zaman alçak tutkularıma yenik düşsem takdir, teşvik edildim. İhtiras, güç sevgisi, bencillik, zamparalık, gurur, öfke, intikam, bunların tamamı saygın addediliyordu. Kendimi bu tutkulara kaptırdıkça büyüklerim gibi olmaya, onların da benden memnun olduklarını hissetmeye başladım.
"Birçok görüş başkasından hazır alınmış bir kıyafet gibi duruyor üzerimizde. En küçük yırtılmada ne yapacağımızı bilmiyor. Nasıl dikip tamir edeceğimiz konusunda hiçbir fikir yürütemediğimiz için de büyük çapta bir kriz anı yaşıyoruz. Çıkmazımız da işte tam olarak bu anda başlıyor."