"Bir fenalığı cahilce işlemek ile bilerek ve isteyerek yapmak arasında büyük fark vardır. Size eğlence sermayesi olan bu kötü duruma bizi itenler de yine erkeklerdir. Bunun için işte biz de becerebildiğimiz ölçüde onlardan intikam almaya uğraşırız. İçimizde en talihsiz olanlar bir erkeğe cidden gönül vermek felaketine uğrayanlardır. Bir erkeğe âşık olmak bizim gibi kadınların yıkımına yol açar. Samimiyetle seven, çoğunlukla aşağılanır, ihanete uğrar. İşte bu sebeple, sevilip sevmemek, aldatıp aldanmamak, uymaktan hiç vazgeçmemeye ugraştığımız bir kuralımızdır. Bizce sevmek ahmaklık, merhamet kabahattir. Bize göre ahlaka aykırı hareket işte bu kuralın dışına çıkmaktır. Ahlak nedir mösyö... Maddi manevi cezalandırılma korkusuyla, geçerli kurallarına aykırılıktan kaçımlan şey değil mi? Pekâlâ... Ceza korkusuyla namuslu yaşayanlarca ahlak neyse bizim için de bu kuralımız işte odur. Çünkü bu kuralımızın aksine hareket eylediğimiz anda bizim için de ceza hazırdır.