Zamanında yoksul , sefil , hastalıkla boğuşan bir toplumun kendi devlet memurlarının bile yabancılar tarafından yönetilen kendi ülkelerinde yabancı yaşayan fin milletinin fikir önderi sayesinde toparlanıp en ücra köşedeki halkın bile kendine gelmesini anlatıyor atamın bu kitabın neden okunması gereken dediğini okuyunca anlıyorsunuz bence herkesin okuması lazım insanlığın ne kadar boş zaman kaybı olan uğraşlar peşinde kosmamasını kendini geliştirmesini ve daha verimli atılımlar yapmasını insanın zihnine işliyor ilk defa bir kitap hakkında düşüncelerimi paylaşıyorum ve mutlaka okunup anlaşılması gereken bir eser
Evet, büyük adam bir kahramandır, bir yıldırımdır. Ama halk kitlesi ne kil tabakası, ne de saman yığını değildir. O, yıldırımı meydana getiren milletin kendisidir. Ne zaman bulut kümesi elektrik oluşturursa yıldırım da kendiliğinden oluşur. Eğer bulutlar elektrikle yüklü değilse, hiçbir zaman şimşek veya yıldırım oluşmaz, yalnızca bulut nemli bir buhar hâlinde kalır.
Milletler de böyledir. Eğer bir millet büyüklük ve kahramanlık özelliklerini taşıyorsa ondan yıldırımlar doğar, kahramanlar çıkar. Eğer halk kitlesi nemli bir buhar yığınından ibaretse, hiçbir güç ondan yıldırım çıkartamaz.