İREM

İREM
@Sirius_0209
Şair Ben kendi içimdeki bir şeyin ve beni çevreleyen dünyanın peşindeyim..
MEB;de Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
İzmir
323 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Düşüncenin Zincirleri: 1984’te Özgürlük ve Gerçeklik
Puan vermedi·352 syf.··
2021 50. kitabı
Okurken düşündüm ki, George Orwell aslında sadece bir distopya yazmamış; insanın özgür iradesini, gerçeği ve düşünceyi nasıl kaybedebileceğimizi felsefi olarak sorgulamamızı sağlamış. Büyük Birader’in her yerde olduğu, bilgilerin sürekli değiştirildiği ve insanların kontrol altında tutulduğu bir dünyada yaşıyor olmak bana şunu hissettirdi: gerçek özgürlük sadece hareket etmek değil, düşüncelerimizin ve gerçeğimizin bizim olması. Winston’un direnmeye çalışması, bireyin anlam arayışı ve gerçeğe tutunma çabası üzerinden okura bir soru bırakıyor: Birey, sistem karşısında hâlâ kendi varlığını koruyabilir mi? Ve ben bunu okurken fark ettim ki, insanlık yalnızca korkuyla değil, bilgi ve hafızası manipüle edilerek de yok edilebilir. Bugün bilgi kirliliği ve gözetim teknolojileri düşünüldüğünde roman bana şunu hatırlattı: özgür düşünceyi kaybetmek, özgürlüğün en temel boyutunu yitirmek demek. Kısaca söylemek gerekirse: 1984, özgürlüğün, gerçeğin ve bireysel kimliğin değerini sorgulatan, okurken hem ürküten hem düşündüren bir başyapıttır.
Felsefe-Düşünce
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
Reklam
Cesur Yeni Dünya
Puan vermedi·266 syf.··
2020 30. kitabı
Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sı, kusursuz görünen bir toplumun aslında insanlığın özünü nasıl aşındırabileceğini anlatan güçlü bir distopyadır. Romanda insanlar acı çekmez, herkes sistemden memnundur; ancak bu düzen özgürlük, bireysellik ve derin duygular pahasına kurulmuştur. Huxley’in temel sorusu nettir: Mutluluk uğruna neyi feda etmeye razıyız? Dünya Devleti istikrar ve haz üretir ama insanların gerçek seçim yapma kapasitesini ortadan kaldırır; “soma” ile bastırılan acı ise aslında insan deneyiminin vazgeçilmez bir parçası olarak belirir. Roman özellikle iki noktada çarpıcıdır: Toplumun baskıyla değil haz ve tüketim yoluyla kontrol edilmesi, bu yönüyle eser, korkuya dayalı distopyalardan (örneğin 1984) ayrılır ve insanların doğuştan programlanmasıyla özgür iradenin neredeyse bir yanılsamaya dönüşmesi. Bugün sosyal medya bağımlılığı, tüketim kültürü ve sürekli mutluluk söylemi düşünüldüğünde roman hâlâ ürkütücü biçimde güncel aslında. Kısacası Cesur Yeni Dünya, bize şunu hatırlatır: İnsanlar özgürlüklerini bazen zorla değil, konfor karşılığında gönüllü olarak kaybedebilir. Net bir şekilde söylemek gerekirse, Cesur Yeni Dünya bize şunu düşündürür: Herkesin mutlu olduğu bir dünya gerçekten iyi bir dünya mıdır?
Düşünce
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Ah bee Çalıkuşu
10/10
·544 syf.··
2020 76. kitabı
Başucu kitabım Hayat, insanın kendini bulma yolculuğudur; bazen bu yol yalnızlıktan, bazen fedakârlıktan, bazen de kırılmış bir kalbin sessizliğinden geçer. Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanı, işte bu yolculuğun kadın suretinde vücut bulmuş halidir. Feride’nin hikâyesi, bir aşkın değil, bir insanın kendini tanıma serüveninin hikâyesidir. O, kırıldıkça büyüyen, düştükçe kök salan bir ruhtur. Feride, ilk bakışta hayat dolu, yaramaz, hatta biraz çocuksu bir genç kızdır. Ama roman ilerledikçe anlarız ki, onun içinde derin bir sorgulayıcı ruh vardır. Hayal kırıklığına uğradığında insanlara ve hayata duyduğu güveni de kaybeder. Fakat o kaçmaz, teslim olmaz; Anadolu yollarına düşer, bilinmeyene yürür. Feride’nin öğretmenlik yaptığı kasabalar, bir bakıma insanın iç çölleridir. Cehalet, yoksulluk, yanlış inançlar... Ama Feride orada bir umut tohumu gibi direnir. İçinde taşıdığı sevgi, tıpkı bir ışık gibi karanlığın ortasında yanar. Ve biz okur olarak görürüz: Asıl kahramanlık, aşka sadık kalmak değil; hayata, insanlığa sadık kalmaktır. Munise, kalbin sembolü Feride, hayal kırıklıklarıyla dolu bir kadındır. Yalnızlığa sığınmış bir ruh… Anadolu’ya gittiğinde dışarıdan güçlü görünür ama içten içe kırılmıştır. İşte o anda karşısına Munise çıkar küçücük, saf, sevgiye muhtaç bir çocuk. Munise, Feride’nin içinde sönmeye yüz tutmuş şefkati ve annelik duygusunu yeniden uyandırır. Feride artık sadece bir öğretmen değil, bir anne olur; sevgisini, ilgisini, umudunu o küçük kıza verir. Munise ise Feride’ye, dünyada hâlâ masumiyetin ve iyiliğin var olduğunu hatırlatır. Feride ile Munise arasındaki bağ, Çalıkuşu romanının en içten ve en dokunaklı yanlarından biridir. İkisi arasında sadece öğretmen, öğrenci ilişkisi değil, sevgiye, güvene ve şefkate dayalı derin bir bağ
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma