Evet, aranızda en özgür olanların tapınağın korusunda ve kalenin gölgesinde özgürlüklerini birer boyunduruk ve kelepçe gibi taşıdığını gördüm. Yüreğim kanadı; çünkü özgürlük peşinde koşma arzusu bile sizin için bir dizgin halini aldığında ve özgürlükten bir amaç, gerçekleşmiş bir şey olarak söz etmeyi bıraktığınızda özgür olabilirsiniz ancak.
Giyimde edep, ahlaksız olanın gözlerinden korunmak için bir kalkandır.
Ahlaksız diye bir şey kalmadığında ise giyimde edep prangadan ve zihin kirliliğinden başka nedir ki? Hem unutmayın, çıplak ayaklarınızı hissetmek haz verir toprağa ve rüzgârlar saçlarınızla oynamak özlemindedir.
Söyleyin bana Orphalese halkı, bu evlerde neyiniz var? Kilitli kapılarla koruduğunuz nedir? Huzur, gücünüzü ortaya çıkaran o dingin kuvvet var mı bu evlerde? Anılar, zihnin dorukları arasında uzanan o ışıltılı kemerler var mı?
Güzellik var mı, yüreği ağaç ve taştan yaratılmış şeylerden alıp kutsal dağa götüren? Söyleyin bana, evlerinizde bunlar var mı?
Yoksa rahatlık ve rahatlık tutkusu; eve konuk olarak girip, sonra ev sahibi, daha da sonra efendi kesilen o sinsi şey mi var sadece?