Günün birinde tüm isteklerimizin ve kaprislerimizin de formülü bulunursa? Daha doğrusu, bunların temellerine, hangi yasalarla oluşup geliştiklerine, çeşitli durumlarda hangi yolları izlediklerine ilişkin kesin bir matematiksel formül ortaya çıksa… İşte o zaman, büyük bir olasılıkla, insan belki de hiçbir şey istememeye başlar; çünkü formüle bakarak istemenin ne tadı olabilir ki?
“Ben gerçekten kötü bir insan değilim. Ne aksi bir adamım ne de uysal biriyim. Ne namuslu ne alçak ne de onurlu biriyim. Ne bir kahramanım ne de bir korkak.Ben, hiçbir şey olamadım.”