Her gün, her saat hayata dört elle sarılmak, gelecekten yoksun olduğunu bile bile günübirlik yaşamayı sürdürmek, tıpkı hava olduğu sürece nefes almayı bırakmamak gibi karşı konulmaz bir içgüdüydü.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ulusların gerçekte ne olduklarını ortaya koyma girişimlerinin çoğu esasa ilişkin bir kusurla maluldür: Bu girişimler genel bir ulus kavramı tanımlamaya çalıştılar. İnsanlar, önemli olanın doğru tanımı bulmak olduğuna inanarak, ulusun şu ya da bu olduğunu söylediler; bu tanım bir kez bulunursa, bütün uluslara aynı biçimde uyarlanabilecekti. Bu amaçla dil ya da toprağı, yazılı edebiyatı, tarihi, yönetim biçimini ya da ulusal duygu adını verdikleri şeyi tanımlarına kanıt olarak gösterdiler; her halükârda istisnaların kuraldan daha önemli olduğu çıktı ortaya. Bu biraz, canlı birinin böyle ele geçirilebileceğini sanarak giysisini yakalamaya benziyor.
Hatam oldu ise affet... Beni güzel hatırla, çünkü sevdim seni...
Çünkü sevgi adına yapılan her şey iyi ve kötünün ötesinde bir yerdedir.
...
Ve ne olur sessizliğin ile boğma beni. Bir asker gibi ölmek istiyorum. Sözlerinle kurşuna diz ama boğma.