Gamzesi varmış.
Bunca zaman nasıl görmezdim?
Bunca zaman nasıl bilmezdim?
Bunca zaman nasıl bana gülmezdin, nasıl?
Gülüşünü hak edecek hiç mi bir şey yapmamıştım? Senin için yalnızca hasar mıydım?
"Seni çok seviyorum." diye fısıldadım. "Seni o kadar çok seviyorum ki... Uğruna yaşamayı isteyecek kadar."
"Bende" diye fısıldadı başını ağır ağır sallarken. "Sevdim kadın, o kadar çok sevdim ki... Uğruna ölecek kadar."