Cem Vardar

Periferi bölgelerinde serfliği kaldırmak ve tarımsal reformları yapmak onlarca yıl aldı. Bölgelerin çeşitli kesimlerinde birtakım farklılıklar tespit etmek mümkün olmakla birlikte, periferilerin genelinde çarpıcı benzerlikler taşıyan bir süreç de gözleniyordu. İlk önce, eski feodal aristokrasi reformları gerçekleştirme işini üzerine alır ve "reformlardan en çok kendisi faydalanırdı... Reformlar köylüleri daha da zayıflatır... topraklarının üçte biri ila yarısını kaybederlerdi"
Sayfa 270 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İspanyol durgunluğu
19. yüzyılın dinamizmini yaşayan Batılılar, yüzyılın ikinci yarısında bu hiçbir büyük değişiklik yaşanmadan otuz yılın geçip gittiği İspanya'da zamanın nasıl durduğunu görünce vurgun yemişe dönüyordu. James Russell Lowell'ın 1899 tarihli lmpressions on Spain[İspanya izlenimleri] kitabının önsözünde A.A.Adee, işi biraz şakaya vuruyordu: "Washington lrving'in elli yıl önce ve Bay Lowell'ın da ondan otuz yıl sonra yazdığı raporları okumak, 1845 ile 1878'deki koşulların benzerliğini görüp çarpılmak demektir"
Sayfa 268 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İthalat-İhracat dengesi
Britanya, gıda ve önemli hammaddelerin hepsinde, 18. yüzyıl boyunca neredeyse tamamen kendi kendine yeten bir ülke olmuş ve 1800 yılında sadece 118 milyon dolar tutarında ithalat yapmıştı. l. Dünya Savaşı başladığında ise, Britanya sadece kömürde ihtiyacını kendi karşılayabilir haldeydi; ülkenin buğday ihtiyacının yüzde 80'i ve et ihtiyacının yüzde 40'ı ithalatla karşılandı ve 1800 yılına kıyasla bu ithalatın değeri otuz iki kat arttı (3 milyar 767 milyon dolar). 1880 ile 1884 yılları arasında, ithalat bedellerinin toplamı Britanya'nın milli gelirinin yüzde 36'sına ulaştı. Britanya'daki kadar uçlara varmasa da Batı Avrupa'nın genelinde benzer gelişmeler görülmekteydi. Fransa ve Almanya'nın ithalat rakamları, Britanya'dakine en fazla benzeyenlerdi. 19. yüzyılın başları ile l. Dünya Savaşı arasındaki dönemde Fransa'nın ithalatı yedi kat, Almanya'nınki ise dört kat arttı.
Sayfa 252 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Eğer denilirse: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm madem HABİB-İ RABBÜ'L-ÂLEMÎN'dir. Hem elindeki hak ve lisanındaki hakikattır. Ve ordusundaki askerlerin bir kısmı melaikedir. Ve bir avuç su ile bir orduyu sular. Ve dört avuç buğday ve bir oğlağın etiyle bin adamı doyuracak bir ziyafet verir. Ve küffar ordusunun gözlerine bir avuç toprak atmakla o bir avuç topraktan her küffarın gözüne bir avuç toprak girmesiyle onları kaçırır. Ve daha bunun gibi bin mu'cizat sahibi olan bir Kumandan-ı Rabbanî, nasıl oluyor Uhud'un nihayetinde ve Huneyn'in bidayetinde mağlub oluyor? Elcevab: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, nev'-i beşere mukteda ve imam ve rehber olarak gönderilmiştir. Tâ ki, o nev'-i insanî, hayat-ı içtimaiye ve şahsiyedeki düsturları ondan öğrensin ve Hakîm-i Zülkemal'in kavanin-i meşietine itaate alışsınlar ve desatir-i hikmetine tevfik-i hareket etsinler. Eğer Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hayat-ı içtimaiye ve şahsiyesinde daima hârikulâdelere ve mu'cizelere istinad etseydi, o vakit imam-ı mutlak ve rehber-i ekber olamazdı. İşte bu sır içindir ki, yalnız davasını tasdik ettirmek için arasıra indelhace, münkirlerin inkârını kırmak için mu'cizeler gösterirdi. Sair vakitlerde nasılki herkesten ziyade evamir-i İlahiyeye itaat etmiştir. Öyle de: Hikmet-i Rabbaniye ile ve meşiet-i Sübhaniye ile tesis edilen âdetullah kavaninine herkesten ziyade müraat ve itaat ederdi. Düşmana karşı zırh giyerdi, "Sipere giriniz!" emrederdi. Yara alırdı, zahmet çekerdi. Tâ tamamıyla hikmet-i İlahiye kanununa ve kâinattaki şeriat-ı fıtriye-i kübraya müraat ve itaati göstersin. (Onüçüncü Lem'a/9. işaret) Lemalar - 81
19. yüzyılda Uluslararası ticaret
Avrupa kıtasında 19. yüzyılda meydana gelen, küreselleşmeden ziyade aslında Avrupalılaşmasıydı. Kıta ülkeleri, dünya ekonomisinin giderek daha fazla küreselleşmesinin sonucunda birbiriyle daha bağlantılı hâle geldi. Yine de dünya ekonomisi 19. yüzyılda henüz küreselleşmiş değildi. Çin ve Avrupa kıtası dışındaki periferi ülkeleri dünya ekonomisinde sadece yardımcı oyuncuydu. Jan de Vries, o dönemde Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin marjinal önem taşımaktan öteye geçemediği hakkıyla göstermiştir. Ticaret, Avrupalı şirketlerin tekelindeydi ve bu şirketler sadece kendi aralarındaki "oligopol rekabete" müsamaha gösteriyordu...
Sayfa 250 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam