Cem Vardar

19. Yüzyıl ilk yarısı Avrupa Sanayi Tablosu
Aşağı Ülkeler'in güneyi (Belçika) haricinde ve Fransa'da ya da diğer birkaç ülkede atılmış ilk adımlara rağmen, Kıta Avrupası'nın büyük bölümü Britanya mucizesini hasetle izliyor ama 18. yüzyıla girildiği o dönemde bu mucizeyi kopyalamaya muvaffak olamıyordu. Bu ülkelerin kendi içlerinde karşılaştığı engeller de Fransız Devrimi ve Napolyon dönemindeki savaşlarda aslında arttı. Kıta Avrupası'nın ablukaya alınmış olması, yeni teknolojinin yayılmasını 1815 yılına kadar genellikle engelledi. Britanya ayrıca, yeni makine ve teçhizatın ihracını yasaklayıp vasıflı işçilerin göçünü sınırlandırmak suretiyle kendi tekelci konumunu muhafaza etmeye çalıştı. Göç sınırlaması 1825 yılında kaldırılırken makine ve teçhizat ihracına getirilmiş olan yasak 1842 yılına kadar korundu. Kıta Avrupası'nın büyük bölümü, kendi kalkınma süreçlerinin ilk aşamasında donup kaldı. Başka bir deyişle, proto-sanayi çağı en azından 19. yüzyılın ilk yarısı boyunca aşılamadı. Sanayi bir şekilde ilerledi fakat özünde, geleneksel bir sipariş üzerine imalat sisteminin, proto-sanayinin sınırları içinde varlığını sürdürdü.
Sayfa 153 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Almanya Sanayi gelişimi
Yeni araştırmalar, Almanya'nın batı bölgelerinde sanayileşmenin Sanayi Devrimi'nden önce başladığını öne sürmektedir. Krefeld, Elberfeld, Barmen, Zwickau ve Aachen-Stollberger gibi kırsal bölgelerde ihracata yönelik üretim yapılan tekstil ve demir sanayilerinde önemli ilerlemeler kaydedilmişti. 1800 yılında, Almanya'daki sipariş üzerine imalat sisteminde sözleşmesi bulunan yaklaşık 900.000 kırsal sanayi işçisi mevcuttu. Bu kırsal sanayi, Huguenot göçmenleri tarafından inşa edilmiş ilkel, mekanize olmayan fabrikalarla birlikte yürütüyordu: Eski imparatorluk topraklarında aşağı yukarı 100.000 işçinin çalıştığı yaklaşık 1.000 fabrika faaliyet gösteriyor ve porselen, goblen, cam ile şeker gibi tipik lüks tüketim mallarıyla yünlü, ipekli ve pamuklu mallar üretiyordu. İpek sanayisinde, kırsal sanayiye dayanan fabrikalar ülke üretiminin yüzde 90'ını karşılıyordu. Öte yandan, bu çok gelişmiş proto-sanayi, 19. yüzyılın ikinci çeyreğinde, mekanize edilmiş sanayi kollarının koyu rekabetiyle karşılastı. Yeni demiryolları, modern ithal yığın ürünleri ülkenin birçok bölgesine taşıyordu; bu gelişme, Almanya'daki proto-sanayinin çöküşüne yol açtı.
Sayfa 152 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Avrupa'daki belli başlı karteller (19.yüzyıl)
19. Yüzyıl Avrupa ekonomisi nasıl gerçekten Avrupa'ya dönük bir ekonomi idiyse, karteller de kaçınılmaz olarak o duruma geldi. Belçika'daki Solvay, Hollanda'daki AKU ve Britanya'daki kimya firmaları kartelleşmişti. Hollanda'daki Philips şirketinin liderliğinde kurulan Alman-İngiliz-Norveçli uluslararası nitrojen karteli özünde Avrupa geneline yayılmış kartellerdi. Uluslararası ampul karteli 1903 yılında ortak bir pazarlama ofisi, Verkaufsstelle der Vereinigten Glühlampenfabriken, kurmuştu.
Sayfa 147 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Avrupa'da Kartelleşme
Avrupa'da gelenek ve uygulamalar, 19. yüzyılın sonlarından itibaren, şirketlerin farklı bir tarzda örgütlenmesine, ekonominin kartelleşmesine, yol açtı. Almanya, İsviçre ve Avusturya-Macaristan'da ekonomiye karteller hakimdi. 20. yüzyılın başlarındaki Marksist literatürde "tekelci kapitalizm" olarak adlandırılan durum, başka bir deyişle sanayi kollarının tamamını idare eden kartel ve tröstlerin yaygınlaşıp büyümesi, çeşitli sanayi teşebbüslerini devasa bir şirkette birleştirmeden üretimi ve dağıtımı düzenlemenin etkin bir yoluydu. Avrupa'da, bazı örneklerde soylular-bürokrasi-ordudan oluşan geleneksel elitlerle ittifak kuran güçlü müteşebbis sınıf, hükümet politikalarını belirleme gücüne sahipti. l.Dünya Savaşı'na kadar Avrupa'da kartel karşıtı yasalar yürürlüğe girmedi.
Sayfa 147 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Geçmişte Avrupa'nın büyük bölümünde yasaklanmış olan anonim şirketler, 1860-1870'li yıllardan itibaren, yasalarla düzenlenmiş kurumların başını çeker hale geldi. O dönemde, iş hayatına getirilen modern düzenlemelerin temel direği, şirket muhasebesi sistemi, zaten kullanılmaktaydı. Napolyon'un çıkardığı Ticaret Kanunu, uluslararası kabul görmüş bu şirket muhasebesi biçimini 1809 yılında teşkil etmişti. Bu kanunla şirketlerin bilanço çıkarması, kâr-zarar muhasebesi yapması ve daha sonra da, 1860'larda, yılda iki defa hesap özeti hazırlaması zorunlu tutuldu. Diğer bazı ülkeler de Fransa'dakine benzer ticaret kanunları çıkarttı: Hollanda 1811'de İsveç 1848'de ve İtalya 1882'de. Prusya kendi ticaret kanununu zaten 1794 yılında çıkarmıştı.
Sayfa 145 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı